Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2288 K.2025/434

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2288 📋 K. 2025/434 📅 03.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2288 E.  ,  2025/434 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/499 E., 2024/603 K.
DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., ... Tapu Müdürlüğü
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/38 E., 2023/243 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki şerhin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının taşınmaza trampa yoluyla malik olduğunu, tapu kaydında, taşınmazın beyanlar bölümünde "Geliri ... Köyünün ... Mahallesinde yeniden inşa edilen ... Camisinin tamir vesair masrafları ile imam ücretine aittir" şeklindeki belirtmenin bulunduğunu fark ettiğini, bu hususta konu ile ilgili olarak taşınmazı trampa yoluyla edindiği Belediyeye başvurduğunu, Belediyenin de Tapu Müdürlüğüne yazı yazdığını, ... yaptığı değerlendirme neticesinde "...mevcut beyanın terkininin mahkeme kararına istinaden yapılması gerektiğinin" bildirildiğini, dava konusu taşınmazın hiç kimse tarafından ekilip biçilmediği gibi herhangi bir geliri de bulunmadığını, Ayrıca ne ... (Köy) Mahallesinde ne de ... Mahallesinde (ne de başka bir yerde) ... Camii bulunmadığını, dolayısı ile imamının da bulunmadığını, işbu sebeplerle dava konusu taşınmaz üzerindeki beyanın hukuken bir geçerliliği bulunmadığı gibi, uygulanma imkanı da bulunmamakta olduğunu, dolayısı ile hukuk düzeninde bir sonuç doğurmamakta olduğunu, ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile; davacının maliki olduğu Samsun İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... mevki 128 ada 21 No.lu parseldeki taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde yer alan "Geliri ... Köyünün ... Mahallesinde yeniden inşa edilen ... Camisinin tamir vesair masrafları ile imam ücretine aittir." şeklindeki belirtmenin/şerhin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Dahili davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Merzifon Bölgesi Tapulama Müdürlüğü Tapulama Komisyonu'nun 109 sayı 27.10.1981 tarihli kararında özetle; "Dava konusu 194 parselin vereseden ... Oğlu ... ...'a isabet edip, taksim veçhile zilyet ve tasarrufunda iken bu perseli 1956 yılında geliri ... Köyünün ... Mahallesinde yeniden inşa edilen ... Camisinin tamir vesair masrafları ile imam ücretine sarf edilmesi kayıt ve şartı ile ... Köyü manevi şahsiyetine hibe ederek anılan köy manevi şahsiyeti adına Mayıs 1956 tarihli ve 34, 35 ve 37 sıralı Tapu kayıtları oluşturulduğu bu tapu kayıtlarının iktisap sütunlarında ve evrak-ı müsbitelerinde bu parsellerin gelirini ... Maallesinde yeniden inşa edilen ... camiinin tamir vesair masrafları ille imam ücretinin sarf edilmesi kaydı ile hibe edildiği hususunun açıkça yazılı bulunması nedeniyle 766 sayanın 36. maddesi gereğince mezkur parsele yapılan itirazın kabulüne bu parselin ... köyü Tüzel Kişiliği adına yapılan tespitlerinin aynen onayına ve mezkur parselin kütük sahifelerinin beyanlar hanesine geliri ... Köyünün ... Mahallesinde yeniden inşa edilen ... Camisinin tamir vesair masrafları ile imam ücretine sarf edilecektir şeklinde belirtme yapılmasına ve diğer nitelikleriyle tapu siciline tesciline" karar verildiği, kararın 29.12.1981 tarihinde kesinleştiği görüldüğünü, bununla birlikte mahalli bilirkişi ...'ın beyanlarında ... Camisi demesinin sebebinin ... Türbesinin olması ve ... Caminin de ... olarak zikredilmesinden dolayı olduğunun belirtildiğini, dava konusu yerin ... ...ın dedesi ... ...'ın olduğunu, zamanında ... Camii için vakfedildiğini, ... Caminin giderleri ve imam maaşı için dava konusu yerin ekildiği, ..., zamanında imamlık yapan ...'in taşınmazı ektiği, şerhte yer alan ... Camiinin, ... İlçe Müftülüğünün mahkemeye sunmuş olduğu müzekkerede adı geçen ... Camii olduğu şüpheye mahal vermeyecek şekilde ispat edildiğini, davaya konu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan hususun hukuki dayanağı ispat edilmiş olduğunu, ... Camiinin şuan ... Köyünde yer alan ... Camii olduğunun mahalli bilirkişiler ve tanık ifadeleri ile ispat edildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/236 Esas, 2022/475 Karar sayılı ve 06.01.2023 tarihli davanın kabulüne ilişkin kararı ile davaya konu şerhteki ibarenin "... Camisinin" şeklinde geçen bölümünün "... Camii" olarak düzeltilmesine karar verilmiş ve anılan kararın da kesinleşmiş olduğu ve bu itibarla davaya konu şerhin açıkça yasal dayanağının olduğunun tespit edilmiş olmasına göre dava konusu taşınmaz üzerindeki belirtmenin yolsuz bir işlem olmadığı ve açılan davanın sübut bulmadığı, davalı ... Müdürlüğünün davada husumeti olmadığı..." gerekçesiyle davanın ... yönünden pasif husumet yokluğundan reddine, dahili davalı ... yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; hiç alakası olmayan bambaşka bir yerdeki camii üzerinden şerhin tadil edildiğini, davacının mülkiyet hakkının çiğnendiğini, davacının tapu siciline güvenen üçüncü kişi olduğunu, davacının taşınmazda ikametinin olduğunu, şerhin yolsuz olduğunu, cami, gelir ve imam olmadığını, şerhin yok hükmünde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin-belirtmenin terkini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.