Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1591 K.2025/400
7. Hukuk Dairesi 2024/1591 E. , 2025/400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/383 E., 2024/568 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erbaa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/418 E., 2023/605 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ..., ... ... ve ... ... arasında 01.04.1994 tarihli adi yazılı taşınmaz satış sözleşmesinin düzenlendiğini, bu sözleşmeye göre 418 ada 1 parseldeki tarlayı aralarında parselasyon yaparak 28 numaralı parseli 4.000 DM karşılığı müvekkiline satmayı vaad ettiklerini, satış tarihinde zilyetliğin müvekkiline devredildiğini, müvekkili tarafından dava konusu taşınmazın üzerine 1996 yılında bir inşaat yapıldığını, 1996 yılından beri müvekkili ve ailesinin bu taşınmazda ikamet ettiğini, yakın zamanda yapılan imar çalışmaları ve parselasyon işlemleri sonucunda davacının satın aldığı yerin 1292 ada 11 parsel sayılı taşınmazda kaldığını, söz konusu taşınmazın ... adına tapuya kayıtlı olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 28 yıldır dava konusu taşınmazı nizasız ve fasılasız kullandığını belirterek dava konusu 1292 ada 11 parsel sayılı taşınmazın davalıların murisi adına kayıtlı olan tapusunun iptali ile davacı adına tapuya tescilini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, satış vaadi sözleşmesinin resmî şekil şartlarını taşımadığını, geçersiz olduğunu, murisin vefatından sonra müvekkillerinin murisin mirasını reddettiklerini, mirasın TMK m. 612 gereğince iflas hükümlerine göre tasfiye edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır.
2.Tasfiye memuru cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tanık beyanlarından sözleşmenin yapıldığı tarihten bu yana dava konusu taşınmazın davacının zilyetliğinde olduğu, tanıkların da dava konusu sözleşmeden haberdar olduğu, bu hali ile de davacının taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde üzerine düşen edimi yerine getirdiğinin anlaşıldığı, davacı dava dilekçesinde husumeti ilk başta muris ... mirasçılarına yöneltmişse de sonrasında mirasçıların mirası reddettiklerinden dolayı murisin terekesine, tereke temsilcisi atandığı, husumeti tereke temsilcisine yönelttikleri, bu hali ile de davalı mirasçılar açısından pasif husumet ehliyet bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiği" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davasının tasfiye memuru açısından kabulü ile 1292 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, davacının davasının ..., ... (...), ... ve ... açısından pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davalı ...’in tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "tapulu taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmenin resmi şekilde yapılmasının geçerlilik koşulu olduğu, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın satışı konusunda davalı taraf ile adi yazılı anlaşma yapıldığı açıklanarak tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulduğu, mahkemece geçersiz şekilde yapıldığı iddia edilen sözleşmeye dayalı olarak talep edilen tapu iptal ve tescil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu" gerekçesiyle davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz istemin de bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Dava konusu taşınmazın uzun yıllardır nizasız fasılasız olarak müvekkili tarafından kullanıldığını,
2. Sözleşmedeki edimlerin yerine getirildiğini,
3. Pay satışı yapıldığı sırada taşınmazın bölünemediğini, fiili imkansızlık olduğu için tapu devrinin gerçekleştirilemediğini,
4. Davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, harici satış sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.