Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/2030 K.2025/450

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2030 📋 K. 2025/450 📅 03.02.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/2030 E.  ,  2025/450 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1488 E., 2024/197 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/483 E., 2023/246 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşterek miras bırakanları ...’in 1995 yılında vefat ettiğini, 2007 yılında tarafların murislerinden kalan malları paylaşmak üzere bir araya geldiğini, 19.02.2007 tarihli Kocasinan Tapu Sicil Müdürlüğüne verilmek üzere düzenledikleri belge ile tamamı ... Köyü'nde bulunan 24 parça taşınmazı paylaştıklarını, paylaşımdan sonra herkesin kendi payına düşen taşınmazları fiilen kullanmaya başladığını, taraflar arasında düzenlenen 19.02.2007 tarihli belgenin taksim sözleşmesi niteliğinde bulunduğunu belirterek, bu sözleşme uyarınca taşınmazların taraflar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında fiili taksim olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sunulan belgenin davacı tarafından hazırlandığını, imzaların müvekkiline ait olmadığını, Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde görelen 2007/671 E. sayılı ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, huzurdaki davanın ortaklığın giderilmesi davasını uzatmaya yönelik, kötü niyetli olarak açıldığını, harca esas bedelin keşif yapılarak ikmal edilmesi gerektiğini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalılardan ... ve ... cevap dilekçesi sunmamış. ... duruşmaki beyanında; sözü edilen sözleşmedeki imzanın kendisine ait olduğunu, taşınmazları fiili taksime göre kullandıklarını beyan etmiş. ... ise imzanın kendisine ait olmadığını, taşınmazları paylaşmak için toplandıklarını, ancak anlaşamadıklarını beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın paylaşım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacı tarafça; muris ...'den intikal eden toplam 24 adet taşınmazı paylaşmak üzere 19.02.2007 tarihli sözleşme imzaladıklarını ve bu paylaşıma göre taşınmazların paydaşlar tarafından kullanıldığını, bu nedenle paylaşıma göre taşınmazların tescilinin talep edildiği, dosyaya sunulan 11.12.2020 tarihli Adli Tıp Kurumu raporuna göre; imzaların aidiyetinin ... ve ...’in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, Arzu Demirel (Türkmen) adına atılı söz konusu imzanın kuvvetle muhtemel Arzu Demirel’in eli ürünü olduğunun belirtildiği, mahkemece dinlenen tanık beyanlarında, paylaşım sözleşmesine ilişkin görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, mirasçıların paylaşıma göre taşınmazları kullandıklarının davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Davalılar ... ve Yusuf’un isticvap edilmeden, doğrudan imzalarının alınarak imza incelemesi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. 16.11.2015 tarihli raporda imzaların ... ve ... eli ürünü olduğunun muhtemel olduğunun değerlendirildiğini,
c. Adli Tıp Kurumunca düzenlenen raporda tam bir tespit ortaya konulmadığını, davalı ... yönünden imzanın Arzu’ya ait olduğunun tespit edildiğini, bu durumda yan deliller ışığında sonuca gidilmesi ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini,
d. Tanıkların tamamının taraflar arasında taksim sözleşmesi yapıldığı ve taşınmazların fiili taksime göre kullanıldığını beyan ettiklerini, tarafların fiili taksime göre taşınmazları kullanmasının yeterli olduğunu,
e. Davalıların kötüniyetli olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; Türk Medeni Kanununun 676. maddesinde düzenlenen, mirasçılar arasında düzenlenen miras taksim sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi "Mirasçılar arasında payların oluşturulması ve fiilen alınması veya aralarında yapacakları paylaşma sözleşmesi mirasçıları bağlar. Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, tereke mallarının tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kabul edebilirler. Paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır." şeklinde düzenlenmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676. maddesi mirasçıların tereke üzerinde yapacakları taksimin, keza mirasçıların birbirleri ile miras paylarının temliki konusunda yapacakları sözleşmelerin aynı Kanunun 677. maddesi hükmü gereğince geçerli olması için yazılı olması koşulunu öngörmüştür.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.