Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1579 K.2025/402
7. Hukuk Dairesi 2024/1579 E. , 2025/402 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/108 E., 2023/2043 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/395 E., 2021/284 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacı vekili dava dilekçesinde; 418 ada 30 parsel sayılı taşınmazda müvekkilinin malik olduğunu, dava konusu taşınmazın yazıhane olarak davalı tarafından kullanıldığını, haksız işgalin söz konusu olduğunu belirterek asıl ve birleştirilen davalarda farklı dönemlere ait ecrimisil talebinde bulunmuştur.
2.Yargılama sırasında 17.03.2021 tarihinde taraflarca imzalı ecrimisil borcunun yapılandırılmasına ilişkin taahhütname sunulmuştur.
II.CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren 7256 sayılı kanunun 4. maddesinin 10. fıkrası kapsamında dava konusu yapılan ecrimisil alacağı yönünden yapılandırma işlemi gerçekleşmiş olması nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından asıl ve birleştirilen davalarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ilgili kanun maddesinde yapılandırmanın yargılama giderlerini de kapsadığı belirtildiğinden yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, ancak kanunun 3. maddesinin 13/ç bendinde yer alan "Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz." ibaresinin borçlularca açılan davalardan 'vazgeçilmesi' halini düzenlediği kanaatine varıldığından davalı vekilinin aleyhlerine vekalet ücreti takdir edilmemesi talebi yerinde görülmeyerek davanın konusuz kalması davadan sonra yapılan kanun değişikliğinden kaynaklandığından davalı aleyhine maktu vekalet ücreti yüklenmesi gerektiği" gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların konusuz kalması nedeniyle bu davalarda esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemece, asıl ve birleştirilen davalar yönünden harç ve yargılama gideri davacı taraf üzerinde bırakılırken davalı aleyhine maktu vekalet ücretlerine hükmedildiği, asıl ve birleştirilen davalarda dava konusu talep yönünden yargılama safhasında 7256 sayılı Yasa kapsamında dava konusu alacak ödendiğinden, yapılandırmanın karşılıklı anlaşmayı içermesi, davacı Kurumun yapılandırmayı kabul ederek alacağın tamamını belirlemesi, öte yandan borcun tamamının da ödenmiş olması, 7256 sayılı Kanununun ortak hükümler başlıklı 3. maddesinin 13/a fıkrasının son kısmındaki “Borçlularca, bu kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi halinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez” ibaresi karşısında, Kurumun ihtilafı sürdürmemesi ile aynı maddenin 13/ç fıkrasının “Bu Kanun hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, avukatlık ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri ve avukatlık ücretleri geri alınmaz.” hükmüne amir olmasına göre, davalı aleyhine yargılama giderlerine dahil vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken davalı aleyhine asıl ve birleştirilen her bir davada davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu’’ gerekçesiyle davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafın katılma yoluyla istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, asıl ve birleştirilen davalarda davaların konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafa vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece kanun maddesinin yanlış yorumlandığını,
b. Müvekkili lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalar ecrimisil istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.