Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/857 K.2025/218
7. Hukuk Dairesi 2024/857 E. , 2025/218 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1127 E., 2023/1970 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/87 E., 2020/456 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1028 Esas, 2009/2492 Karar sayılı ilamı ile 372 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliki Abdulllah(Hacımollazade)’a Kütahya İl Defterdarının kayyım olarak atandığını, söz konusu taşınmazın Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından kamulaştırılması sonucu 40.500,00 TL kamulaştırma bedelinin banka hesaplarında vadeli olarak değerlendirilmesi sonucunda 05.02.2020 tarihi itibariyle 52.507,80 TL olduğunu, taşınmaz maliklerine kayyım atanmış olduğundan ve bu kişilerin mal varlığının 10 yıldan fazla süredir kayyım tarafından yönetildiğinden haklarında gaiplik kararı verilmesi gerektiğini belirterek 372 ada 10 parsel sayılı taşınmazın maliki Abdulllah (Hacımollazade) hakkında gaiplik kararı verilmesi ve kamulaştırma bedeli olan 52.507,80 TL’nin Hazineye aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili duruşmadaki beyanında takdiri mahkemeye bıraktığını bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "taşınmazın kamulaştırılacak olması nedeniyle Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/220 Esas sayılı dosyasında taraf teşkilinin sağlanması için taşınmaz malikine kayyım atanması talebiyle Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1028 Esas, 2009/2492 Karar sayılı dosyasında dava açıldığı ve taşınmaz malikine kayyım atandığı, kayyımın temsil kayyımı olduğu, temsil kayyımının da idare görevi olmadığı, bu nedenle taşınmazın on yıl süre ile kayyım tarafından idare edilmesi koşulunun gerçekleşmediği" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "372 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hissedarlarından ... (Hacımollazade) Rifat'a atanan kayyımın temsil kayyımı olduğu anlaşılmış ise de paranın fiilen kayyım tarafından yönetilmesi halinde yönetim kayyımına dönüşeceğinin kabul edildiği, ne var ki dosya içerisindeki belgelerden paranın 10 yıl süre ile yönetilmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taşınmazın idaresinin başlangıç tarihi olarak kamulaştırma karar tarihinin dikkate alınmasının kanuna aykırı olduğunu,
b. Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1028 Esas, 2009/2492 Karar sayılı dosyası ile bahsi geçen kişiye Kütahya Defterdarının kayyım olarak atandığı, madde hükmünde mal varlığı denilmekle mal varlığının kayyım atanma tarihi olan 2009 tarihinden itibaren idare edildiğinin açık olduğu,
c. Gaipliğine karar verilen kişinin mal varlığının on yıldan uzun süredir yönetildiğini,
d. Kanun’da temsil kayyımı atanabilmesi için gerekli şartların tahdidi olarak sayıldığını, malikin kim ve nerede olduğunun bilinmemesinin bunlardan biri olmadığını bu durumda kişiye ancak yönetim kayyımı atanabileceğini, Kütahya Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2008/1028 Esas 2009/2492 Karar sayılı dosyadaki kayyımın temsil kayyımı olarak değerlendirilmesinin kanuna aykırı olduğunu, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, TMK m. 588 gereği gaiplik kararı verilmesi ve gaibin tüm mal varlığının Hazineye intikalinin sağlanması istemlerine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.