Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1236 K.2025/187
7. Hukuk Dairesi 2024/1236 E. , 2025/187 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2540 E., 2024/210 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/380 E., 2019/260 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve fer'i müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların “ ... kızı ...” mirasçıları olduklarını gösteren İstanbul Anadolu 12.Sulh Hukuk Mahkemesinin 25.06.2015 tarihli ve 2014/358 Esas, 2015/515 Karar sayılı mirasçılık belgesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu belirterek dava konusu mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesini talep etmiştir.
2. Maliye Hazinesi 10.06.2019 tarihli dilekçe ile davacı kayyım yanında fer’i müdahale talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçelerinde özetle; davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davacının iddiasını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve fer’i müdahil Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ve fer’i müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. İlk Derece Mahkemesi kararının esas yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini,
c. Kendisine kayyım tayin edilen ... kızı ...’nin kim ve nerede olduğunun tespit olunmadığını,
d. Dava konusu veraset ilamının hukuka uyarlı bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali ile yeni mirasçılık belgesi verilmesi istemine ilişkindir.
Kural olarak davacı sıfatı (aktif husumet ehliyeti) hakkın malikine, davalı sıfatı (pasif husumet ehliyeti) ise o hakka uymakla yükümlü olan kişiye aittir. Husumet konusu, kamu düzenine ilişkin dava şartı olduğundan davanın her safhasında ileri sürülebilir ve mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1854 ada 57 parsel sayılı taşınmazda kayıt maliki “... kızı ...” hakkında ... 1. Sulh Hukuk Hakimliği'nin 03.12.2009 tarihli ve 2009/280 Esas, 2009/1166 Karar sayılı kararı ile İstanbul Defterdarlığının kayyım tayin edildiği, dosyamız davalıları tarafından 16.05.2014 tarihinde kayyımlığın kaldırılması davası açıldığı, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.02.2017 tarihli ve 2014/1387 Esas, 2017/155 Karar sayılı kararı ile “... kızı ...” hissesi yönünden konulan 03.12.2009 tarihli kayyım tayini kararının kaldırılmasına karar verildiği ve ilgili kararın istinaf denetiminden geçerek 23.05.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, dava tarihi itibariyle “... kızı ...” hakkında verilen güncel kayyım kararı olmadığına göre davacı kayyımın mirasçılık belgesinin iptali davası açmasında aktif dava ehliyeti bulunmamaktır.
Bu durumda, İlk Derece Mahkemesince, Hazinenin asli müdahale talebinde bulunmadığı da gözetilerek davanın aktif dava ehliyeti yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.