Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1670 K.2025/223
7. Hukuk Dairesi 2024/1670 E. , 2025/223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/58 E., 2024/457 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/185 E., 2021/346 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Kayyım vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, ... ilçesi, 31609 ada 27 parsel sayılı taşınmazın müvekkili ... adına kayıtlı olduğunu, müvekkili tarafından 07.03.1987 tarihinde satın alındığını, belediye tarafından ıslah imar planı uygulanması sonucunda dava konusu taşınmazın cetvelinde "ev ...'a aittir" ibaresi yazıldığını, müvekkilinin taşınmazı ıslah imar planı uygulanmadan önce 1981 yılından beri kullandığını, müvekkili ve taşınmazın etrafındaki komşuları tarafından ...'un tanınmadığını, müvekkilinin evi satmak istediği zaman şerhi öğrendiğini, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/630 Esas, 2011/463 Karar sayılı dosyasında tapu kütüğünün düzeltilmesi amacıyla dava açıldığını, ancak davanın husumet yönünden reddine karar verildiğini, bu dosyada alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın tapu kaydında yazılı "ev ...'a aittir" ibaresinin eksik ve hatalı inceleme sonucunda yazıldığı hususunda rapor düzenlendiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan "ev ...'a aittir" şerhinin terkinine karar verilmesi talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idareye husumet yöneltilemeyeceğini, hatalı işlemin 1981 yılında yapıldığını, hak düşürücü sürenin ve zamanaşımının dolduğunu, dava konusu taşınmaza yapılan işlemle ilgili müvekkili idarenin bir ilgisinin bulunmadığını, imar planı ile ilgili olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. ... Toras'a kayyım olarak atanan İzmir Defterdarlığı vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, dava konusu taşınmazın oluşumuna ait ıslah imar planı uygulamasında, dağıtım cetveline yazılan ev ... belirtmesinin eksik veya hatalı inceleme sonucu yazıldığı ve sonradan da tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlendiği kanaatine varıldığından, tapu kaydındaki "Ev ...'a aittir." şerhinin terkini gerektiği, tapu kaydındaki şerh, imar uygulaması sonucu davalı ... lehine konulduğundan, ... Tapu Sicil Müdürlüğünün eldeki dava bakımından taraf ehliyetinin bulunmadığı, ... hakkındaki davanın taraf ehliyeti yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine, davalı ... hakkındaki davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kayyım vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Kayyım vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Dava konusu şerhin kaldırılması için zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle davanın süresinde açılmadığını,
b. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
c. Yasal hasım konumunda olan idare aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, Kayyım vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.