Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1232 K.2025/151
7. Hukuk Dairesi 2024/1232 E. , 2025/151 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/6 E., 2024/200 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/90 E., 2023/425 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA ve BİRLEŞTİRİLEN DAVA
1. Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; miras bırakan ...'ın 29.05.2012 tarihinde öldüğünü, 14.04.2011 tarihli düzenleme şeklinde ölüme bağlı tasarruf ile davalı lehine vasiyette bulunduğunu, 15.09.2011 tarihinde muris ile müvekkili arasında ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapıldığını, murisin ölünceye kadar bakım sözleşmesi ile vasiyetnamedeki iradesinden döndüğünü, vasiyetnamenin yasanın aradığı şartları taşımadığını ileri sürerek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı - asıl davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; murisin ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmasını gerektirir bir durumunun bulunmadığını, murise davalının bakmadığını, muris muvazaası bulunduğunu, işlemin gerçekte bağış olduğunu, murisin işlem sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; asıl davada "Vasiyetnamenin iptali sebeplerinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557. maddesinde tahdidi olarak sayıldığı, eldeki davada ileri sürülen vasiyetnameden sonra ölünceye kadar bakım sözleşmesi düzenlenmesinin vasiyetnamenin iptal sebebi olarak ilgili kanun maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, her ne kadar davacı tarafça dava açıldıktan sonra 02.09.2013 tarihli dilekçesinde ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuşsa da dava dilekçesinde böyle bir talebin olmadığı, aradan geçen süre dikkate alındığında sehven bu hususun yazılmadığı iddiasının dinlenemeyeceği, sunulmuş bir ıslah dilekçesinin de bulunmadığı, kaldı ki 03.07.2014 tarihli celsede tescil talebinin bulunmadığının belirtildiği de dikkate alınarak davanın sadece vasiyetnamenin iptali talepli olarak ele alınabileceği, netice itibariyle sayılan sebeplerle vasiyetnamenin iptali şartları oluşmadığı", birleştirilen davada ise "Muris ...'nın ölmeden önce son 1 senede sağlık durumunun kötü olduğu, sürekli olarak bakıma muhtaç olduğu, kendisine son zamanlarında davalı ve annesinin baktığı, bakımıyla davalının ilgilendiği, murisin öncesinde davalıyla arasında iyi ilişkilerin bulunmadığı tanık beyanlarıyla anlaşıldığı, murisin bakıma muhtaç durumda olup kendisiyle ilgilenilmesine ihtiyaç duyması, yatalak vaziyette olması ve tanık beyanlarında murisin davalıyı öncesinde sevmediği de nazara alındığında mirasçılarından davalı lehine mal kaçırmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, bir kişinin sevmediği bir insana mallarını karşılıksız devretmesinin beklenemeyeceği, bu noktada murisin bakım ihtiyacı ve kendisiyle de ölene kadar davalının ilgilendiği düşünüldüğünde dava konusu sözleşmeyi yaparken murisin iradesinin mal kaçırmaya yönelik değil gerçek bir ölünceye kadar bakım sözleşmesi yapmak olduğu, murisin sağlık durumu dolayısıyla bu isteğinin makul olduğu mahkememizce sabit görülerek davacının gerek fiil ehliyetinin bulunmadığına, gerekse de sözleşmenin muvazaalı olarak düzenlendiğine ilişkin iddialarının haksız olduğu" gerekçeleriyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Murisin vasiyetnameden sonra yeni bir tasarrufta bulunduğunu,
b. Vasiyetnamenin ortadan kalktığını,
c. Müvekkilinin davada hukuki yararının bulunduğunu,
d. Ölünceye kadar bakım sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescil kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. Murisin ölünceye kadar bakım sözleşmesi sırasında fiil ehliyetinin bulunmadığını,
b. İşlemin muris muvazaası olduğunu,
c. Ölünceye kadar bakım sözleşmesine konu taşınmazın değerinin 1.500.000,00 TL olduğu dikkate alındığında sözleşme konusunun gerçekte bakım olmayıp bağış olduğunun anlaşıldığını,
d.Davalının murise bakmadığını, murisin ihtiyaçlarının müvekkili ve eşi tarafından karşılandığını,
e. Birleştirilen davada verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava vasiyetname iptali, birleştirilen dava ölünceye kadar bakım sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.