Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1461 K.2025/138

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1461 📋 K. 2025/138 📅 09.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1461 E.  ,  2025/138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/246 E., 2024/388 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/430 E., 2023/616 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğince yapılan inceleme ve tetkiklerde davalının 107 ada 1 parsel sayılı mera parselinin 916,18 m2'lik kısmını kullanmak ve bu yer üzerinde bir katlı ev ile kalorifer kazan dairesi yapmak suretiyle tecavüzünün olduğunun tespit edildiğini, söz konusu tetkikler neticesinde ... Kaymakamlığınca davalının dava konusu mera parseline müdahalesinin men'ine karar verildiğini, müdahalenin sonlandırılması için davalıya 17.12.2021 tarihinde yazılı bildirimin tebliğ edildiğini, ancak davalının yapılan uyarıya rağmen işgallerine devam ettiğini, davalının Mera Kanunu’nda yer alan hükümlere aykırı olarak mera parseline müdahalede bulunduğunu, inşaat yaparak kullandığını belirterek, 107 ada 1 parsel sayılı mera nitelikli taşınmazın 916,18 m2'lik kısmına yaptığı müdahalesinin men'i ve yapıların kal'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın kabulü ile fen bilirkişi raporunda C1 ile gösterilen 916, 21 m2’lik alana davalının müdahalesinin önlenmesine, ev ve kalorifer kazan dairesi binasının kal’ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.02.2024 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili duruşma talepli olarak temyiz isteminde bulunmuş, Dairemizce; davalının duruşma isteminin miktar itibariyle reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
A. Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş olan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının müvekkili men ettiği alanın, her ne kadar mera olarak belirlenmiş olsa da, yıllardır zilyetliklerinde olan ve alınıp satılan taşınmazlar olduğunu,
B. Bu taşınmazların, İl Özel İdaresi kararı ile mera vasfını yitirmiş alanlar olduğunu, bu nedenle eski ... getirmenin dayanağı olan meranın hukuki nitelendirmeyle yok hükmünde olduğunu, mera yaylak ve kışlak davalarında, tahsise ya da kadim kullanma hakkına dayanılabileceğini, tahsise dayanıldığında, dayanak belgelerin, ayrıca karşı tarafın savunmada ileri sürdükleri verilerin tüm geldileri ile birlikte merciinden getirtilmesi, kadimlik iddiasına dayanılması halinde ise bu hususun yeterince araştırılması, gerektiğinde köyün kuruluş tarihi İçişleri Bakanlığından sorularak kadim ya da muhdes olup olmadığının saptanması gerektiğini, ayrıca merayı kullanan tüm kişiler davaya dahil edilmeden usule aykırı karar verildiğini, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, meraya el atmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.