Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1479 K.2025/127

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1479 📋 K. 2025/127 📅 09.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1479 E.  ,  2025/127 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1445 E., 2023/967 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/1128 E., 2019/983 K.
Taraflar arasındaki düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan gecikme cezasının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketten taşınmaz satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi ile iki adet bağımsız bölüm niteliğinde (H Blok, 1. kat, 12 No.lu ve H Blok 3. Kat, 35 No.lu) taşınmazı noterden düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile 2013 yılında satın alan dava dışı ... Reklamcılık Yayıncılık Ltd. Şti'nce sözleşmenin devredildiği dava dışı ...'den, müvekkili şirketin Beşiktaş 6. Noterliğinin 23.05.2016 tarihli ve 20592 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile sözleşmenin tüm haklarını devraldığını, sözleşmeler kapsamında alıcı tarafından ödemelerin tamamının yapılarak her türlü yükümlülük yerine getirilmiş olduğu halde mezkur taşınmazların tüm ihtar ve uyarılara rağmen 05.07.2018 tarihine dek davalı şirket tarafından müvekkili şirkete teslim edilmediğini ileri sürerek, müvekkili şirkete geç teslim edilen taşınmazlara ilişkin sözleşmeler kapsamında ödenmesi gereken gecikme cezalarının şimdilik 20.000,00 TL'sinin davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu gecikme cezai şartının kararlaştırılan fiili teslim tarihine göre belirlendiği, uyuşmazlık konusu olayda taşınmazların fiili teslim tarihinin, davacının ibra beyanını da içeren yazılı-imzalı tutanaklarla 21.08.2017 tarihinde yapıldığı, bu tarihte davacının herhangi bir cezai şart talebinin bulunmadığı, talebin 10 ay sonra yapıldığı, bu durumda TBK'nın 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu cezai şartı talep hakkının bulunmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davaya konu taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinde gecikme cezasının, müvekkilinin ödediği bedeller üzerinden ve çok düşük meblağlarda düzenlendiğini, bu kadar düşük miktarda edimlerle yüklenicinin ifaya zorlanamayacağını, burada amacın müvekkilinin geç teslimden doğacak zararının karşılanması olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından “İfaya ekli cezai şart” olarak değerlendirilen düzenlemenin aslında “götürü tazminat” düzenlemesi olduğunu ve bu sebeple zamanaşımı süresi içerisinde talepte bulunmanın mümkün olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin asıl borcun ifası yani taraflar arasındaki sözleşmelerde belirlendiği üzere anahtar teslimi sırasında cezai şartı talep hakkını saklı tutmamış ve ihtirazi kayıt belirtmeksizin ifayı kabul etmiş, dava konusu taşınmazları teslim alarak davalıyı ibra etmiş olduğundan TBK'nın 179/2 nci maddesi uyarınca ifanın çekincesiz olarak kabul edilmesi nedeniyle davacı şirketin gecikmeden dolayı herhangi bir cezai şart talep edemeyeceği, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinde kararlaştırılan gecikme cezasının tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.