Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5442 K.2025/65
7. Hukuk Dairesi 2023/5442 E. , 2025/65 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1498 E., 2023/962 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Erdemli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/48 E., 2020/50 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.01.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir..
Belli edilen günde davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat ... ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 244 ada 7 parsel sayılı arsa ve bina vasfındaki taşınmazı müvekkilinin 13.09.2006 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın alırken taşınmazın tapu kaydında herhangi bir beyan bulunmadığı ve taşınmaz bu durumu ile iyi niyet ile satın alındığı halde, satın almadan yıllar sonra ( 2012-2013 yıllarında) taşınmazın tapu kaydının beyan bölümüne ayrı ayrı 3 adet beyan konulmuş olup, bu beyanların tapu hukukuna ve hüsnüniyet kurallarına uygun olmayarak tescil edildiğini belirterek 244 ada 7 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki haksız ve hukuka aykırı şekilde konulan beyanların terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davada idareye husumet düşmediğini, davanın husumetten reddi gerektiğini, davacı tarafın terkinini talep ettiği beyanların imar parseli oluşmadan önceki parsellerden hak sahibi olan hissedarların haklarının korunmasına yönelik olduğunu bu nedenle davanın lehine şerh konulan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, lehine şerh konulan kişilerin davacı tarafça davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararlarının uygulanması Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının amir hükümlerinden olduğu, konulan bu beyanların kaldırılmasının ileride taraflar açısından telafisi güç zararlar doğuracağı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili,müvekkilinin iyiniyetli alıcı olarak TMK 1023. maddesinden yararlanacağını, tapuya şerhleri koyan makamın Kadastro Mahkemesi değil Tapu Müdürlüğü olduğunu, hakları muhtel olan aynı yerdeki 15 ada 4, 5 ve 6 numaralı parsel maliklerine TMK 1019. maddesi uyarınca tebligatların yapılmasına rağmen bu kişilerin 1 yıllık yasal süre içinde dava açmadıkları gibi duruşmalara da katılmadıklarını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydında yer alan beyanların terkini istemlerine ilişkindir.
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. 2644 sayılı Tapu Kanununun tapu kaydındaki hisse hatalarının düzeltilmesi başlıklı, Ek Madde 3 "Kadastro tespiti veya tapu sicilinde gerçekleştirilen işlemler nedeniyle oluşan hatadan olumsuz etkilenen hisselerin maliklerine, ayni ve şahsi hak lehtarlarına hatanın nedenleri ve düzeltme sonrası oluşacak hisse durumunu gösteren tebligat yapılır.
Yapılacak işlem konusunda tapu kaydının beyanlar hanesine belirtme yapılır ve bu belirtme düzeltme işlemi kesinleşinceye kadar korunur.
Tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde ilgililerince muvafakat verilmesi hâlinde düzeltme işlemi yapılır. Bu süre içinde muvafakat verilmez ise tapu müdürlüğünce hatalı kayıt resen düzeltilerek işlem sonucu ile birlikte düzeltme işlemine karşı tebliğden itibaren altmış gün içinde asliye hukuk mahkemesinde dava açılabileceği ilgilisine ihtar edilir” düzenlemesi yapılmıştır.
Mahkemenin gerekçesinde belirtildiği şekilde, mahkeme kararının uygulaması Anayasal bir zorunluluk olduğu gibi Tapu Müdürlüğünce yukarıda belirtilen Tapu Kanunun Ek 3. maddesi gereğince işlem yapılması da mümkün olduğundan bu gerekçe eklenmek suretiyle HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddiyle, gerekçeye ekleme yapılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.