Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/1539 K.2025/48

🏛️ 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1539 📋 K. 2025/48 📅 06.01.2025

7. Hukuk Dairesi         2024/1539 E.  ,  2025/48 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/856 E., 2013/933 K.
Mirasın gerçek reddi davasında Mahkemece davanın kabulü yönünde verilen karar, İstanbul Muhakemat Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Mirasın gerçek reddinin yasal koşullarının gerçekleşmesi halinde mirasçılar 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/1 inci maddesine dayalı dava açabilecekleri gibi, aynı Kanunun 605/2 nci maddesine dayalı olarak da dava açabilirler.
Gerçek ret, mirasçıların sulh mahkemesine sözlü veya yazılı beyanı ile yapılır. (TMK m. 609) Yasal mirasçıların murisin ölüm tarihinden itibaren üç ay içinde mirası reddetmeleri gerekir. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup, mahkemece de re'sen dikkate alınması gerekir. Böyle bir davada sulh hukuk mahkemesi hakiminin görevi; reddin süresinde olup olmadığı ve ret edenin mirasçılık sıfatı bulunup bulunmadığını incelemek, süre koşulu ile mirasçılık sıfatının gerçekleşmesi halinde ise, Türk Medeni Kanununun 609 uncu maddesi uyarınca ret beyanını tespit ve tescil etmekten ibarettir.
Mirasçının murisinin terekesindeki borçlardan sorumlu olmasını engelleyen hukuki bir yol olarak mirasın reddi müessesesi bulunmaktadır. Bu müessesenin kötü niyetli olarak kullanılması sonucu tereke alacaklılarının zarar görmesi ihtimal dahilinde olup söz konusu alacaklılar, murisin mirasçısının alacaklıları olabileceği gibi murisin kendi alacaklıları da olabilmektedir. TMK, murisin mirasçısının alacaklılarının korunması yönünden 617 nci maddeyi düzenlemiş iken; murisin kendi alacaklılarının korunması için ise 618 inci maddede düzenlemiştir.
TMK’nın 617 nci maddesinde, “Malvarlığı borcuna yetmeyen mirasçı, alacaklılarına zarar vermek amacıyla mirası reddederse; alacaklıları veya iflâs idaresi, kendilerine yeterli bir güvence verilmediği takdirde, ret tarihinden başlayarak altı ay içinde reddin iptali hakkında dava açabilirler. Reddin iptaline karar verilirse, miras resmen tasfiye edilir. Bu suretle tasfiye edilen mirastan reddeden mirasçının payına bir şey düşerse bundan, önce itiraz eden alacaklıların, daha sonra diğer alacaklıların alacakları ödenir. Arta kalan değerler ise, ret geçerli olsa idi bundan yararlanacak olan mirasçılara verilir” şeklinde düzenleme ile alacaklıların korunması yönünde düzenleme yapılmıştır.
Somut olayda; davacı, murisinden intikal eden tüm miras hakkını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiğini ve bu talebinin hüküm altına alınmasını talep etmiş, mahkemece talebin kabulü yönünde hüküm kurulmuştur. Hazine vekili mirasın gerçek reddi kararını temyiz etmiş ise de; davada taraf olmadığından Hazine vekilinin kararı temyiz etme sıfatı bulunmamaktadır. Bu nedenle Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin sıfat yokluğundan REDDİNE,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
06.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.