Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/9366 K.2023/4266

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2021/9366 📋 K. 2023/4266 📅 12.09.2023

1. Hukuk Dairesi         2021/9366 E.  ,  2023/4266 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/133 E., 2020/19 K.
DAVA TARİHİ : 22.09.2014
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16.Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli 2016/576 Esas 2018/5773 Karar sayılı kararı ile taraf teşkili yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, Bulancak ilçesi Cindi köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 168 ada 38 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, bu tescilin hatalı olduğunu, çekişmeli taşınmazın, bitişiğinde bulunan ve davacıların malik olduğu taşınmazlar ile birlikte kullanıldığını, taşınmaza davacılar ve miras bırakanlarının uzun süredir zilyet olduğunu belirtmiş, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğineve miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ve davacılar adına tapuya tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve köy orta malı niteliğinde olduğunu, özel mülkiyete konu olamayacağını, Hazineye ait tapulu taşınmazların zilyetlik ile mülkiyetinin kazınılmasının mümkün olmadığını, dava konusu taşınmazın yüz ölçümünün Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/7422 Esas 1989/454 Karar sayılı kararı ile 6.585 m2 olarak düzeltildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Bulanacak Asliye Hukuk Mahkemesinin 02.10.2015 tarihli, 2014/541 Esas ve 2015/340 Karar sayılı kararıyla, davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Bozma Kararı
Yargıtay ( Kapatılan ) 16. Hukuk Dairesinin 15.10.2018 tarihli, 2016/576 Esas ve 2018/5773 Karar sayılı kararıyla; " Mahkemece davacı tarafın aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunda herhangi bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan işin esası hakkında karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" belirtilerek sair hususlar incelenmeksizin karar bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen karar
Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2020 tarihli 2019/133 Esas ve 2020/19 Karar sayılı kararıyla; dava konusu yerin öncesinde davacıların murisi....'e ait olduğu, ....in vefat etmesinden sonra erkek evlatları olan davacıların kız kardeşleri ...ve ....nin miras hisselerini alarak bu taşınmaza kendi başlarına malik hale geldikleri, dava konusu taşınmazın köy orta malı olmayıp uzun süreden beri davacılar tarafından fındık sermek ve kurutmak için harman yeri olarak kullanıldığı, çekişmeli taşınmazın yüz ölçümünün düzeltilmesi davasının davacıların talepte bulunmasına etki eden bir yönü bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
D. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz talebinde bulunmuştur.
E.Temyiz Nedenleri
Kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, Hazine adına tapuda kayıtlı bir taşınmazın zilyetlikle mülkiyetinin kazanılamayacağı, Mahkemece yapılan araştırma ve uygulamanın yetersiz olduğu belirtilecek ve resen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulması talep edilmiştir.
F. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 190. maddesi, 4721 sayılı ... Medeni Kanununun 6. maddesi ve 713/1 maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13, 14. ve 20.maddeleri
3. Değerlendirme
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın köy orta malı niteliğinde olan devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı ve taşınmaz üzerinde davacı taraf yararına zilyetlikle mülk edinme kazanım koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Bulancak ilçesi Cindi köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu çekişmeli 168 ada 38 parsel sayılı 224,61 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydına ve taksime dayanılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bulancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1985/422 Esas 1989/454 Karar sayılı dava dosyası ile dava konusu taşınmazın tespitinde esas alınan 26 Eylül 1991 tarih ve 24 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan, Nisan 1966 tarih 65 nolu tapu kaydında 8/72 hisse sahibi Hazine tarafından açılan tevzi dönüm davasında, Hazinenin hissesine karşılık gelen 1.838 m2 lik yerin yeniden yapılan ölçüm neticesinde 6.585 m2 olduğu kabul edilerek tapuda yüz ölçüm tashihi yapılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20. maddesine göre kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayanması halinde bu kaydın kapsamı dayanılan harita, plan ve krokiye itibar edilmek suretiyle belirlenir. Kaydın haritası yok veya uygulama imkanı bulunamıyor ise hudutlara değer verilir.
Mahkemece tespite esas tapu kaydının tedavülleri ile birlikte varsa haritasının getirilip kadastro paftası ile çakıştırılarak mahalline yöntemince uygulanmadan ve yüz ölçüm tashihi davası sonucu verilen kararın krokisi uygulanmadan karar verilmesi doğru değildir. Tapu kaydı dava konusu taşınmazdan başka taşınmazlara revizyon gördüğü halde bu taşınmazlar ile komşu taşınmazların tutanak ve dayanakları getirilmemiştir. Soyut nitelikteki yerel bilirkişi ve tanık anlatımları ile taşınmazın kullanım durumunu, önceki ve şimdiki niteliğini, toprak yapısını açıklama bakımından yetersiz, denetime elverişli olmayan zirai bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiştir. Bu şekilde eksik araştırma, inceleme ve uygulamaya dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için, öncelikle tespite esas tapu kaydının tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritası getirtilmeli, tapu kaydının revizyon gördüğü parseller ile komşu parsellere ait onaylı tutanak örnekleri, tutanakları kesinleşmiş ise tapu kayıtları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra yerel bilirkişi, taraf tanıkları, ziraatçi ve teknik bilirkişi huzurunda yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte, 3402 sayılı Yasa'nın 20. maddesi göz önüne alınarak varsa haritalar, uygulanmalı haritaların bulunmaması halinde ise sınırlarına göre tapu kaydının kapsamı belirlenmeli, tapu kaydının tüm sınırları tek tek okunup yerel bilirkişi ve tanıklardan sorulmak suretiyle mahallinde uygulanmaya çalışılmalı, uygulamada komşu taşınmazların kadastro tutanak ve dayanaklarından yararlanılmalı, keşifte gösterilen sınırlar teknik bilirkişiye işaret ettirilmeli, bilirkişilerin gösteremediği hudutların tespiti için taraflara tanık dinletme imkanı sağlanmalı, yerel bilirkişi ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak yöntemince giderilmeye çalışılmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kaydının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli;
Uygulama sonucunda çekişmeli taşınmazın tapu kayıt kapsamında kaldığının anlaşılması halinde tapu kaydının sınırlarının sabit sınırolup olmadığına bakılmalı, sınırlarında sabit sınır bulunmaması halinde ise 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 20/C maddesi uyarınca tapu kaydına hudutlarıyla değil miktarıyla geçerli olacak şekilde kapsam tayin edilmesi gerektiği değerlendirilmeli;
Çekişmeli taşınmazın tapu kayıt kapsamı dışında kaldığının anlaşılması halinde ise yöntemince zilyetlik araştırması yapılmalı, bu bağlamda; yerel bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu, ilk olarak ne zaman ve nasıl kullanılmaya başlandığı, kime ait olduğu, kimden kime nasıl intikal ettiği hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı; ziraat mühendisi bilirkişiden, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğini, toprak yapısını zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekli ve süresini, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünü, komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş renkli fotoğraflarını da içeren ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
12.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.