Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2199 K.2025/6740

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2199 📋 K. 2025/6740 📅 17.11.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/2199 E.  ,  2025/6740 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1105 E., 2025/76 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/60 E., 2023/21 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davalısı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143 sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 85 98... ve 11 parsel sayılı sırasıyla 491, 78... .455,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi hükmüne tabi tutuldukları, sırasıyla "bu parselin kullanıcısı tespit edilememiştir" ve "bu parsel üstündeki 2 katlı betonarme yapı ve arsası ... oğlu ... kullanımındadır" şerhi yazılarak, arsa vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların bütün olarak tapuya tescil edilmesini ve tapu kayıtlarının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu 85 98... parsel sayılı taşınmazı asıl dosya davacısı ...'dan satın aldığını, dava konusu taşınmazın müvekkilinin fiili kullanımında olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl dava dosyasında davalı ... vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazlarının olduğunu, belediyenin sorumluluğunun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Davacı ... yönünden; keşif yapıldığı, dava konusu taşınmazın 11 numaralı parselle birlikte etrafının avlu ile çevrili olduğu, 10 numaralı parselin bahçe olarak 11 numaralı parselin bir kısmı ile zeminde yer aldığının gözlemlendiği, bilirkişilerin taşınmazın davacı ...'a ait olarak bildiklerini, davacının bu alanda 2.000,00 metrekare yeri olduğunu, davacının damadı ...'a bu avlu dışında yer sattığını duyduklarını, birleşen dosya davacı tanığı olan ... 'ın davacının kızı birleşen doya davcısının eşi olmakla, dava konusu taşınmazın babasına ait olduğunu, eşi davacıya başka bir yer sattığını açıkça beyan ettiği, hazırlanan bilirkişi raporunda da davacının dava konusu taşınmazın bulunduğu ... sokak ile uyumlu 2.000,00 metrekare yere ilişkin Belediye kaydının olduğu, ayrıca kök tapu kaydına ilişkin de tapu hissesi olduğu, dava konusu taşınmazın fiilen de ev ve bahçe olarak komşu 11 numaralı parselle birlikte kullanıldığı tespit edildiği, davacı ... yönünden; taşınmazın davacı ...'ın kullanımında olduğu, bilirkişi raporlarında da birleşen dosya davcısının satış senedi ile emlak kaydının birbiriyle uyumlu olmadığı, Belediye kaydında "... sokak" yer alırken satış senedinde "... sokak" yer aldığı, bu hususun tanık ve bilirkişilerce "dava konusu alandan başka yer sattı" ifadesiyle belirtildiği, dava konusu taşınmazı birleşen dosya davacısı tarafından fiilen de kullanılmadığının tespit edildiği" gerekçesiyle, birleşen dosya davacısı ...’ın Hazineye karşı açtığı davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalılara karşı açtığı davasının reddine, davacı ...’ın davasının kabulüne, dava konusu 85 98... parsel sayılı taşınmazın, dava konusu 85 98... numaralı parsele eklenerek, dava konusu 58 98... numaralı parselin toplam alanının 1.947,27 metrekare olarak belirlenerek bu parselin beyanlar hanesine "iş bu taşınmazın ve üzerindeki 2 katlı betonarme yapının ve arsasının ... kullanımındadır" şeklinde şerhine, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 58 98... numaralı parselin kaydının bu şekilde kapatılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davalısı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "Çekişmeli 85 98... ve 11 parsel sayılı taşınmazların zeminde bir bütün olarak etrafı duvarla çevrili olduğu ve davacı ...'ın fiili kullanımında bulunduğu, her ne kadar ... vekili tarafından dava dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde taşınmazın 25.09.1995 tarihinde satın alındığı o tarihten beri müvekkili tarafından aralıksız olarak kullanıldığı belirtilmiş ise de, ...'ın taşınmazda fiili kullanımının bulunmadığı, bu hususu ispat edemediği, sadece satış senedi ve belediye kayıtlarına dayandığı, ayrıca keşifte dinlenen tanık ... 'ın ...'ın eşi, ...'ın ise kızı olduğu, her ne kadar ...'ın kayın pederi olması nedeni ile taşınmazı kullanmasına müsade edildiği belirtilmiş ise de, senet tarihinin 25.09.1995 olduğu, tarafların evlilik tarihinin ise 2001 yılı olduğu, bu tarihler arasında da ...'ın taşınmazda fiili kullanımını ispat edemediği, davanın Hazine vekilinin istinaf dilekçesinde belirttiği gibi 2/B kullanım kadastrosuna itiraz ya da 4721 sayılı Kanun'un 713 maddesi gereğince açılan tescil davası olmadığı, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosuna itiraz davası olduğu, Hazinenin bu davalarda taraf sıfatı bulunmadığı, Hazine sadece birleşen 2019/390 Esas sayılı dosyada davacı tarafından davalı olarak gösterildiği ve davacının Hazineye karşı davasının husumet yokluğundan reddedilmiş olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı birleşen dosya davacısı ... vekili ve birleşen dosya davalısı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Birleşen dosya davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı satın aldıktan sonra kullandığını ve kullanmaya devam ettiğini, emlak vergilerini ödediğini, dava konusu taşınmazın davacıya satıldığını, satış sözleşmesine sehven ... sokak yazıldığını, haftasonları ve yazın taşınmazı davacının kullandığını, yakın akrabalık nedeniyle ...'ın kullanımına izin verildiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Birleşen dosya davalısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların ...'ın kullanımında olup olmadığının net olmadığını, taşınmazın evveliyatının belirlenip, zilyetliğin ispatlanması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 7143 sayılı Kanun'un geçici 1. maddesi uyarınca 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre yapılan kullanım kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
1.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Birleşen dosya davcısı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 762. maddesi hükmüne göre tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar menkul mal niteliğinde olup, aynı Kanun'un 763. maddesi uyarınca taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri ve teslimi yeterli bulunmaktadır.
Asıl dosya davacısı ... ile birleşen dosya davacısı ... arasında kullanım kadastrosu tespit tarihinden önce, 25.09.1995 tarihli satış sözleşmesinin düzenlendiği, sözleşme içeriğine göre "... ... halen zilyetliğimde bulunan ... Mahallesi ... Sokak adresindeki yerimin 500,00 metrekaresini alıcım olan ... oğlu ...'a sattım" ifadelerine yer verildiği, sözleşme altında bulunan imzaların inkar edilmediği, dosya kapsamında mevcut fen bilirkişi raporunun ekindeki krokiye göre dava konusu 85 98... parselin ... Sokağa da cephesinin olduğu, satış sözleşmesinin imzalandığı 25.09.1995 tarihinde asıl dosya davacısı ... tarafından ...'na sunulan dilekçe içeriğine göre "... ... Mahallesi ... Sokakta bulunan 500,00 metrekare arsamı ... oğlu ...'a sattım ... ... sicil numaralı beyannamenin iptali için gerekli işlemin yapılmasını arz ederim" ifadelerine yer verildiği, dilekçe altında bulunan imzanın inkar edilmediği, birleşen dosya davacısı ... tarafından emlak vergilerinin
ödendiği, taşınmazdaki asıl dosya davacısı ...'a ait zilyetliğin birleşen dosya davacısı ...'a devredildiği anlaşılmıştır.
Hal böyleyken birleşen dosya davacısı ...'ın, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde kullanım şerhine yönelik talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davalısı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden birleşen dosya davacısına iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.