Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5975 K.2025/6645

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5975 📋 K. 2025/6645 📅 28.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/5975 E.  ,  2025/6645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2245 E., 2024/2160 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2022/99 K.
Taraflar arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi gereğince yapılan kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazın bulunduğu, İstanbul ili Çatalca ilçesi ... Mahallesinde 766 sayılı Tapulama Kanunu gereğince yapılan ve 1984 yılında kesinleşen tapulama çalışmaları sonucunda, dava konusu 1 47... parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tespit harici bırakıldığı, 2020 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesine göre yapılan çalışmada dava konusu taşınmazın davalı adına tarla vasfıyla 03.06.2020 tarihinde tespitinin yapıldığı, 28.10.2020-26.11.2020 tarihleri arasında askı ilanı suretiyle ilan edildiği, ilan süresinde dava açıldığından kesinleşmediği, 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre 1990 yılında orman kadastrosu ve aynı Kanun'un 2/B maddesi uygulamasının 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleştiği, 2014 yılında 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un 11. maddesinin 10. fıkrası gereğince fenni hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığı, çalışmanın 16.03.2018-15.08.2018 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleştiği, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan alanda kaldığı anlaşılmıştır.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu Çatalca ilçesi ... Mahallesinde bulunan 1 47... parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 6831 sayılı Kanun'a göre orman kadastro çalışmalarının 03.03.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleştiğini, şahısların zilyetliğinin kadastronun aplikasyonunun kesinleştiği tarihten sonra başlaması gerektiğini, taşınmazın ... Barajı mutlak koruma alanında veya mutlak mesafeli koruma alanında kaldığını ve zilyetliğe değer verilemeyeceğini, taşınmazların zilyetlik ile kazanılmasının mümkün bulunmadığını, yine dava konusu taşınmazın 29.07.1980 tarihinde onaylanan 1/50000 ölçekli ... Alan Nazım İmar Planı sınırları içerisinde kaldığını ve 3402 sayılı Kanun'un 17. maddesi gereğince imar planı kapsamında kalan taşınmazlarda imar ve ihya ile taşınmaz kazanımına ilişkin hükümlerin uygulanamayacağını, yine taşınmazın 1328 tarihli Şehremaneti (Belediye Hudutları) dışında kalmakta olduğunu, bu yerlerin mübadele mıntıkasına dahil edildiğini, taşınmazın bulunduğu köyün Rumlardan kalan metruk yerlerden olduğunu, bu nedenle zaman aşımı ile iktisap edilemeyeceğini belirterek, davalı adına yapılan tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın zilyetlikle iktisap edilecek yerlerden olduğu, 1942 yılından 2013 yılına kadarki uydu fotoğraflarında fasılasız tarım faaliyetinde bulunulduğu, parselin bitişiğindeki tarım arazileri ile aynı görünümde olduğu, imar planına alındığı, 1980 yılı öncesinde zilyetlikle kazınım şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... vekili; dava konusu taşınmazın 13.03.1984 tarihinde havza olarak ilan edilen ... Baraj Gölü Havzası mutlak koruma alanı içerisinde kaldığını, davacının taşınmazı 09.01.1986 tarihinde satın aldığının, bu nedenle sonraki zilyetliğe değer verilemeyeceğini, taşınmazın 29.07.1980 tasdik tarihli 1/50000 ölçekli imar planında kaldığını, taşınmazın zilyetlik ve imar ihya ile kazanılacak yerlerden olmadığını, imar-ihya araştırmasının yeterli yapılmadığını ileri sürerek, istinaf başvusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 13.09.2024 tarihli ve 2024/2245 Esas, 2024/2160 Karar sayılı ilamında; dava konusu taşınmazın 1942 yılından kadastro tespit tarihine kadar tarım arazisi olarak kullanıldığının tespit edildiği, taşınmazın ... Baraj Gölü Havzasının ilan tarihi olan 13.03.1984 tarihinden ve imar planına alındığı 29.07.1980 tarihinden önce davalı yönünden eklemeli zilyetlik ile kazanım koşullarının oluşmuş olduğu, davanın reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; davacı ... vekili istinaf iddialarıyla kararı temyiz etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.