Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/6252 K.2025/6643

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/6252 📋 K. 2025/6643 📅 28.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/6252 E.  ,  2025/6643 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1838 E., 2024/1349 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Keşan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/56 E., 2021/189 K.
Taraflar arasındaki özel orman şerhinin terkini, olmadığı takdirde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu' nun 1007. maddesi uyarınca tazminat ödenmesi talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı şirket vekili tarafından duruşma talepli olarak temyiz edilmiş olmakla; dava değeri itibariyle duruşma isteminin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... Menkul Yatırım - Danışmanlık ve İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacı şirketin Edirne ili Keşan ilçesi ... köyü 103 ada 1 ve 3 parselde bulunan taşınmazların maliki olduğunu, taşınmazların ... Mal Müdürlüğü tarafından tarla vasfıyla 17.03.2010 tarihinde ihale yolu ile satışının yapıldığını ve şirket tarafından üzerinde herhangi bir takyidat veya şerh bulunmaksızın tapu siciline güvenerek satın alındığını, daha sonra taşınmazların özel orman olduğunun bildirildiğini, 103 ada 1 nolu parselde bulunan taşınmaza 19.12.2019 tarihinde, 103 ada 3 nolu parselde bulunan taşınmaza ise 11.12.2019 tarihinde özel orman belirtmeliği yapıldığını, davacı şirket tarafından tapu siciline güvenilerek iyiniyet ile taşınmazlarında alındığını, taşınmazların tapu kaydında hiçbir takyidat ve şerhin belirtilmediğini, tek taraflı bir idari işlem ile özel orman olduğu yönündeki tespitin davacı şirketin mülkiyet hakkının açıkça ihlali anlamına geldiğini ileri sürerek, davacı şirkete ait taşınmazların özel orman olmadığının tespitini, kayıtlardaki orman şerhinin terkinini, takyidatın silinerek tapu kaydının tashih edilmesini, aksi halde taşınmazların dava tarihindeki değerinin tespiti ile bu değer itibarıyla ortaya çıkacak zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava konusu, Edirne ili Keşan ilçesi ... köyü eski 1818 (yeni 103 ada 1) ve eski 1819 (yeni 103 ada 3) parsel sayılı taşınmazlar, tarla vasfıyla Hazine adına kayıtlı iken, 2010 yılında davacı tarafından ihale yoluyla satın alındığı, iktisap tarihinde taşınmazlar üzerinde herhangi bir orman şerhinin bulunmadığı, 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun ile Değişik hükümlerine göre seri bazda orman kadastrosunun 1978-1979 yıllarında yapıldığı, çalışmanın 19.02.1979 tarihinde askıya çıkarıldığı ve itirazsız kesinleştiği, dava konusu 103 ada 1 ve 3 nolu parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışında kaldığı, yörede 2019 yılında 105 nolu orman kadastro Komisyonu tarafından yapılan orman sınırları dışında kalan ormanların kadastrosu ile 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla Değişik 2/B madde uygulama çalışmaları sonucunda dava konusu parsellerin özel orman olarak tespit edildiği, yapılan çalışmanın 08.08.2019 tarihinde askı ilanına çıkarıldığı, süresi içinde itiraz edilmemesi üzerine çalışmanın kesinleştiği, 103 ada 1 nolu parselin beyanlar hanesine 21.11.2019 tarihinde, 103 ada 3 nolu parselin beyanlar hanesine ise 16.12.2019 tarihinde özel orman şerhi konulduğu anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Orman Komisyonunca yapılan çalışmanın usul ve kanuna uygun olduğu, dava konusu taşınmazların özel orman niteliğinde bulunduğu, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre taşınmazın tapusu halen davacı adına devam ettiğinden tazminat koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle asıl ve terditli davanın reddine karar verilmiş; hükmün, davacı şirket vekili tarafından, "davacı şirkete ait taşınmazlarda orman kadastro çalışmaları yapılmasının hukuki dayanağının olmadığını, bu çalışmanın yok hükmünde olduğunu, taşınmazların orman niteliğini taşımadığını, taşınmazların 1954 yılında Edirne Kadastro Müdürlüğünce kadastro çalışmaları yapılarak tarla vasfı ile Hazine adına tescil edildiğini, 1979 yılında yapılan orman kadastro çalışmalarında taşınmazların orman tahdit sınırları dışında bırakıldığını, 2006 yılında ... tarafından bu taşınmazların orman tahdit sınırları dışında kalmakta olduğuna ilişkin görüş verildiğini, 2010 yılında Keşan Mal Müdürlüğü tarafından tarla vasıflı olarak ihale yolu ile satışa çıkarıldığını, müvekkili şirketin Devlet tarafından tutulan tapu sicilinin doğruluğuna güvenerek, inşaat yapma ya da ileride satarak kar elde etme amacıyla, bu taşınmazın üzerinde herhangi bir şerh olmaksızın satın alınmasınadan 9 yıl sonra taşınmazın özel orman olduğu gerekçesiyle üzerine şerh konulduğunu, şirkete ait taşınmazlar üzerindeki özel orman şerhinin kaldırılması ve davacı şirketin uğratıldığı zararın tazmin edilmesi gerektiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.05.2024 tarihli ve 2022/1838 Esas, 2024/1349 Karar sayılı kararıyla; "... dava konusu taşınmazların kuzeyden bitişik Devlet orman sahası ile aynı özelliklerde olduğu, öteden beri meşe ağaçları ile örtülü olduğu, örtülü olmayan kısımlarda ise meşe kökleri ve sürgünleri bulunduğu, uzun bir süredir tarımsal amaçlı kullanılmadığı, taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman niteliğinde olduğu, 2019 yılında yapılan orman kadastro komisyonunca tespit edilen sınırın yerinde ve doğru olduğu, dava konusu taşınmazın özel orman sınırları içerisinde kaldığı, davalı ... idaresinin Kanun gereğince özel orman niteliğindeki dava konusu taşınmaza ilişkin bildiriminden kaynaklı şerhin mevzuata ve hukuka uygun olduğu, terditli tazminat talebi yönünden taşınmazların tapu kaydına 6831 sayılı Kanun'un 52 ve devamı maddeleriyle ilgili idari bir kısıtlama niteliğinde bulunan özel orman şerhi konulmuş olmasının tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan ve Devletin sorumluluğunu gerektiren bir eylem olmadığı, bilakis özel ormanların gözetim ve denetiminin Orman Genel Müdürlüğüne ait olduğu ..." gerekçesiyle, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiş ve iş bu karar, davacı şirket vekili tarafından, istinaf dilekçesindeki benzer iddialarla temyiz edilmiştir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.