Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/5254 K.2025/6639

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5254 📋 K. 2025/6639 📅 28.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/5254 E.  ,  2025/6639 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/116 E., 2025/1682 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/3 E., 2021/197 K.
Taraflar arasında 6292 sayılı Kanun'un 11/10 maddesi gereğince yapılan Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; İstanbul ili Eyüp ilçesi ... köyü ... sokak No:13 adresinde bulunan 104 ada 137 parsel sayılı taşınmaz hakkında davalı idareye başvurarak, davacının zilyedi olan taşınmazın 6292 sayılı Kanun gereğince Orman Kanunu'nun (2/B) maddesinde belirtilen araziler arasında kaldığının tespit edilmesinin talep edildiğini, davalı idare tarafından cevap verilmediğini, taşınmazın orman vasfını yitirdiği için Hazine adına tescilli arazilerden olması gerektiğini, davacı ve ailesi tarafından kullanılan taşınmazın 1987 yılında yapılan Orman Kadastrosu çalışması ile davacının elinden alındığını, dava konusu taşınmazın (2/B) alanı ve davacının da hak sahibi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; Davacının 137 parseli dava ettiğini bildirdiği, daha sonra 540 parsel sayılı taşınmazı, en son 17.02.2020 tarihli dilekçeyle 572 parsel sayılı taşınmazı dava ettiğini açıkladığı, 540 parselin tapu kaydına göre tarla vasfıyla gerçek kişiler adına tescilli olduğu, ilk iki parselin tapu kayıtlarında orman olduklarına dair açıklama bulunmadığı, dava konusu taşınmazın saptanması için keşif yapılmasına karar verildiği, 01.12.2020 tarihli duruşmada 22.01.2021 tarihinde keşif yapılmasına, belirlenen masrafların keşif gününden bir hafta öncesine kadar yatırılmasına dair karar verildiği ve davacı vekiline kesin süre ihtaratını içeren tebligat yapıldığı, keşif harç ve masraflarının yatırılmadığı için keşif ve bilirkişi incelemesi yapılamadığı, davacının keşif ve bilirkişi incelemesi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verildiği, davacı vekilleri tarafından adli yardım talebinde bulunulduğu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesine göre dilekçe ekinde haklılıkları konusunda kanaat uyandıracak deliller ile fakirlikle ilgili belge ve delillerin sunulmadığından taleplerinin reddine karar verildiği, davacı tarafın keşif ve bilirkişi masraflarını önce kendilerine verilen süre içinde, sonra verilen kesin sürede karşılaması gerekirken karşılamadığı, bu deliller olmadan davanın esası hakkında karar verilemeyeceği belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili; davacının geçimini zor sağladığı, adli yardım taleplerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından kabul edilmediği, taşınmaz hakkında Orman Kadastrosu çalışması yapılırken muhtesat yönünden herhangi bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, dava konusu taşınmazın (2/B) alanı olduğunun ve davacının hak sahipliğinin tespitinin gerektiği, taşınmazın orman olarak muhafazasında bilim ve fen bakımından yarar görülmeyen, tarım alanına dönüştürülmesinde yarar olan yerlerden olduğu iddiasıyla, kararı istinaf etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2025 tarihli ve 2024/116 Esas, 2025/1682 Karar sayılı ilamında; "kararın dayandığı kanıtlarla kanuna uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde ve hukukun uygulanmasında bir isabetsizlik görülmemesine, yargılamanın 8 nolu celsesinde yatırılacak masrafların ayırıntılı şekilde yazılması, sonucunun usulüne uygun açıklanması ve ihtarı sonrasında makul sürede dava konusu taşınmazın yerinin tespitine yönelik ilgili keşif masraflarının yatırılmamasına göre" gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.