Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2251 K.2025/6613

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2251 📋 K. 2025/6613 📅 27.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/2251 E.  ,  2025/6613 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/327 E., 2025/128 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tatvan Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/39 E., 2022/34 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Bitlis ili Güroymak ilçesi ... mevkinde bulunan 1 85... parsel sayılı 52.380,84 metrekarelik taşınmazın Güroymak Kadastro Mahkemesinin 1997/39 Esas ve 1998/11 Karar sayılı kararıyla davacıların murisi ... adına tescil edildiğini, kararın Kadastro Müdürlüğüne bildirilmemiş olması nedeniyle kadastro tutanaklarında davalı olarak geçtiğini, taşınmazın kadastro güncelleme çalışmalarında 4.158,67 metrekaresinin komşu parsel olan 1 85... parsele eklendiği, davacıların bu durumu askı ilanı sonucunda öğrendiklerini, kadastro müdürlüğüne itirazda bulunduklarını, itirazlarının reddedildiğini, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, taşınmazın davacıların murisi adına 1955 yılından önce tescil edildiğini, kadimden beri 52.380,84 metrekare olduğunu, murisin ölümünden sonra mirasçılarının kullandığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacıların miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iptali istenen 4.158.67 metrekarenin davalı adına kayıt ve tescil edildiğini, davacılar adına kayıtlı olan Bitlis ili Güroymak ilçesi ... Mahallesi 1 85... parsel sayılı taşınmazın zilyetlik yoluyla davacılar mirasbırakanı ... adına tescil edildiğini, dosyaya sunulan Güroymak Kadastro Mahkemesinin 1197/39 Esas ve 1998/11 Karar sayılı kararının tartışmalı olduğu ve bu nedenle kadastro tutanaklarında halen davalı olduğunun belirtildiğini, dava konusu taşınmazın sınırlarının kadimden beri belli olduğunu, fiili durumda bu konuda herhangi bir tartışmanın söz konusu olmadığını, davalıya ait Bitlis ili Güroymak ilçesi ... Mahallesi 1 85... parsel sayılı taşınmaza eklenen 4.158.67 metrekarenin kadimden bu yana davalının kullanımında olduğunu, halihazırda halen davalı tarafından ekilip biçildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "dava konusu 1 85... parselin tüm sınırları ve davalı 1 85... parsel İle aralarındaki sınırın 2021 yılı Kadastro Güncelleme çalışmalarında 1984, 1994, 20 01... zemin kullanımlarına uygun olarak belirlendiği tespit edilmiştir. Bu sebeple 2021 yılı Kadastro Güncelleme çalışmalarında belirlenen sınırların doğru olduğu kanaatine ulaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın alanında meydana gelen azalma 1994 yılı tesis kadastro paftasındaki tersimat hatasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yapılan Güncelleme Kadastro çalışmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı" gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; eski kayıt ile yeni kaydın miktar itibarıyla uyuşmadığını, bilirkişi raporunun çelişkili olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Mahkemece hükme esas alınan 17.03.2022 tarihli haritacı bilirkişi raporuna göre taşınmazın kuzey, güney ve batı sınırının fiili kullanım ve hava fotoğraflarındaki kullanıma uygun olduğu, sorunun kuzey sınırından kaynaklandığı, bu sınırda davacının kullanımını iddia ettiği alanın hava fotoğrafları ve mahalli bilirkişi beyanları ile uyumlu olmadığı, uygulama kadastro çalışmalarının usulüne uygun olduğu, davacı taşınmazındaki azalmanın 1994 yılındaki tesis kadastro paftasındaki kayıklıktan kaynaklandığını bildirmiş olmasına ve hükme esas almaya uygun görülen rapora göre mahkemece karar verilmiş olmasına göre mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır." gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
Dava konusu taşınmazın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihinden evvel 02.10.2023 tarihinde ...'a satıldığı, UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede anlaşılmış olup, tapu kayıt maliki olan ...'ın davaya dahil edilmediği tespit edilmiştir. Dava şartı olan taraf teşkilinin yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereği karşısında, dava konusu taşınmazın tapu kayıt malikinin usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmaksızın işin esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır (aynı yönde HGK'nin 10.09.2025 tarihli ve 2024/10-344 Esas, 2025/504 Kararı).
Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın tapu kayıt malikinin yöntemine uygun şekilde davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra iddia ve savunma çerçevesinde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince, bu husus gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi usul ve kanuna uygun bulunmadığından sair temyiz sebepleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, sair temyiz istemlerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.