Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2322 K.2025/6612
8. Hukuk Dairesi 2025/2322 E. , 2025/6612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3 E., 2025/76 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/271 E., 2021/396 K.
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında ve tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1 44... parsel sayılı ve 11.900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 44... parsel numarasıyla ve 11.085,93 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; Gaziantep ili Şehitkamil ilçesi ... Mahallesinde 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmasında N38-d-05-c-4 pafta, yeni 1 44... parsel sayılı Hazine taşınmazının sınırlarında değişikliğe gidildiğini, dava konusu taşınmazın eski yüzölçümünün 11.900,00 metrekare iken 814,83 metrekare azaldığını belirterek, yüzölçümünün düzeltilmesine dair işlemin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; davalının pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, taşınmazdaki azalmanın hesaplama ile harita yapımından kaynaklandığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dava konusu taşınmazın parsel sınırlarında herhangi bir değişikliğin olmadığı, meydana gelen durumun parselin sınırlarının değişmesinden kaynaklanmadığı kullanılan teknolojik hesap yöntemi farklığından (planimetre aletinden) tespit edilmiştir. Bu nedenlerle davacının ileri sürmüş olduğu iddiaların dosyadaki belge ve delillerle örtüşmediği ve maddi hatalarla malül olduğu" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili başvuruda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı Hazine vekili istinaf başvuru dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, yeniden keşif yapılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Yapılan denetime göre dava konusu taşınmaza ilişkin tesis kadastro paftası ile uygulama kadastro paftasının çakıştığı, 1 44... parsel sayılı taşınmazın planimetre aleti ile kadastro paftasından sınırları çevrilerek alanının 11.900 metrekare hesaplandığı, planimetrenin klasik anlamda mekanik bir alan ölçme aracı olması sebebi ile bu tip alan hesabı yapılan parsellerde artı ya da eksi yönde bir hatanın olabileceği, bu nedenle de taşınmazın alanı tesis kadastro paftasında 11.900 metrekare olarak hesaplanmış ise de 2018 tarihinde yapılan uygulama kadastro çalışmasında alanının hatasız olarak 11.085,17 metrekare hesaplandığı, yüz ölçüm azalışının teknolojik yöntem farklılığından kaynaklandığı, paftaların birebir çakıştığı, yöntem farklılığı dışında tesis kadastro paftasında hata olmadığı, bu nedenlerle çekişme konusu taşınmaz ile ilgili yapılan uygulama kadastro çalışmasının kanun ve yönetmeliğe uygun yapıldığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin ret kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda oluşan farkın yanılma sınırı içerisinde kalıp kalmadığına ilişkin bir belirleme yapılmadığını, ek rapor ile farkın yanılma sınırı içerisinde kalıp kalmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.