Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1798 K.2025/6599
8. Hukuk Dairesi 2024/1798 E. , 2025/6599 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/869 E., 2024/5 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/328 E., 2023/214 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kastamonu ili Merkez ... köyü çalışma alanında 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca 1964 yılında yapılan kadastro sonucunda, 54 parsel sayılı 22.475 m² yüzölçümündeki taşınmazın mera niteliğiyle tespit edilerek özel sicile kaydedildiği, 2008 yılında 4342 sayılı Kanun gereğince mera olarak tahsis edildiği, Orman İdaresinin 54 parselin bir bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla açtığı, davalıların iş bu dosya ile aynı olduğu tapu iptali ve tescil davası sonunda Kastamonu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/238 Esas ve 2015/277 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 54 parselin tapu kaydının iptaline ve 15.06.2015 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2.221,21 m²lik kısmının orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, 20.12.2017 tarihinde kesinleşmiş, 2019 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, 54 parsel sayılı taşınmaz 19.996,95 m² yüzölçümlü olarak ve 1 26... parsel numarasıyla tapuya tescil edildiği anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kastamonu ili Merkez ... köyünde bulunan 54 parselin Orman Kadastrosu sınırlarında kalan kısmı için, Hazine ve ... aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda taşınmazın 2.221,21 m²lik kısmının orman vasfıyla tesciline dair verilen kararın 2017 yılında kesinleşerek tapuda infaz edildiğini, taşınmazın ifrazı sonrasında geriye kalan 20.253,79 m²lik kısmının da evveliyatı ve fiili durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğu, orman vasfına haiz olmadığı, üzerinde kapalılık arz eden orman ağaç ve ağaççıklarından oluşan orman bitki örtüsü bulunmadığı, ormandan açma kök kalıntıları ile toprağa karışmış humus bulunmadığı, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı verilerine göre öncesi devlet ormanı olmadığından devlet ormanından kazanılmaya çalışan yerlerden olmadığı, arazinin orman niteliği taşımadığı, dava konusu yerin orman bitki örtüsü dışında kaldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...çekişmeli taşınmazın 4785 sayılı Kanun hükümleri gözetilerek yapılıp 1991 yılında kesinleşen orman kadastrosu ve (2/B) uygulaması sırasında kesinleşen orman tahdidi dışında kaldığı, Orman Yönetimince kesinleşen orman tahdidi dışında kalan çekişmeli taşınmaz hakkında öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açamayacağı ve davacı ... yönetimi tarafından 4342 sayılı Kanun’un 14. maddesi kapsamında orman olarak kullanılmak üzere tahsis amacı değişikliği talebinde bulunulabileceği..." gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; iş bu karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekili'nin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.