Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/5221 K.2025/6614

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5221 📋 K. 2025/6614 📅 27.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/5221 E.  ,  2025/6614 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/219 E., 2025/782 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/33 E., 2024/397 K.
Taraflar arasındaki 6292 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kaydının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Burdur ili Merkez ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 1 55... parsel sayılı ve 7.725,93 m² yüzölçümüne sahip tarla vasfındaki taşınmaz ile Burdur ili Merkez ilçesi ... köyü ... mevkinde bulunan 1 59... parsel sayılı ve 5.823,31 m² yüzölçümüne sahip tarla vasfındaki taşınmazı, senetle 17... tarihinde müvekkilinin amcası olan ...'dan 3.000.000 TL bedel ile satın aldığını, kadastro tutanakları tanzim edilirken taşınmazın sehven davacının babası ... adına kayıt ve tescil edildiğini, davacının bu durumu aleyhine başlatılan arabuluculuk görüşmeleri sırasında öğrendiğini, Burdur Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/1967 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi talepli dava açıldığını, taşınmazın davacı tarafından ekilip biçildiğini, davalıların da bu durumu bildiğini ancak haksız olarak davacıdan hak talep ettiklerini açıklayarak dava açmıştır.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının dosyaya sunduğu devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, zamanaşımına uğradığını, davacının kadastro tespitine 3 aylık itiraz süresi içerisinde itirazda bulunmadığını, tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebebe dayanarak itiraz olunamayacağını, dava konusu taşınmazların davacı ve davalıların babasına ait olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davalıların dava konusu Burdur ili Merkez ilçesi ... köyü ... mevkinde kain 1 59... parsel sayılı ve 1 55... parsel sayılı taşınmazların maliki olduğu, dava konusu taşınmazlara ait kadastro tutanakları incelenmekle; dava konusu taşınmazlar tarla olarak davalılar ..., ..., ... ile davacı ...ın 1/4 hisse ile 1990 yılından beri kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit gördüğü ve kadastro tespitinin 02.01.2012 tarihinde kesinleştiği, dava tarihinin 05.02.2024 olduğu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi uyarınca kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki nedenlere dayanılarak dava açılmasının mümkün olmadığı, kanunda öngörülen bu sürenin hakkın varlığını ortadan kaldıran hak düşürücü süre olduğu, bu sürenin İlk Derece Mahkemesince re'sen dikkate alınması gerektiği, davanın açılışı ile kadastronun kesinleşme tarihi arasında 10 yıldan fazla zaman geçmiş olduğu" gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının davasının özünün satın almaya dayalı olduğunu, tanıklarının dinlenmediğini, delillerinin toplanmadığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun), (353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ihtilafın kadastro tutanakları ile ilintili olmadığını, taşınmazın satın alma sözleşmesi ile edinildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, delillerinin toplanmadığını, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.