Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3617 K.2025/6423
8. Hukuk Dairesi 2025/3617 E. , 2025/6423 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/274 E., 2025/347 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2025/1 E., 2025/8 K.
Taraflar arasında görülen orman sınırı dışına çıkarma davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi kararıyla davanın usulden reddine karar verilmiş olup, İlk Derece Mahkemesi hükmüne karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairemizce dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; Tunceli ili Merkez ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın davacının kullanımında olan kısmının, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca yörede yapılan çalışmalar sonucunda hatalı olarak orman sınırı dışına çıkarılmadığını ileri sürerek, belirtilen taşınmazın davacının kullanımında olan kısmının orman sınırı dışına çıkarılmasına karar verilmesini istemiş; davalı Hazine vekili davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın tapuda orman vasfı ile Hazine adına tescilli olduğu, 2/B uygulaması ile orman dışına çıkarma işleminin yasa gereğince sadece Hazine lehine yapılabileceği, davacının orman yönetimini zorlayıcı nitelikte bu davayı açmakta aktif dava ehliyeti olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif dava ehliyeti ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; davacı vekilinin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince aynı gerekçeyle esastan reddedilmiş; Bölge Adliye Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman sınırı dışına çıkarma isteğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL davacı tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.