Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/3380 K.2025/6343

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3380 📋 K. 2025/6343 📅 14.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/3380 E.  ,  2025/6343 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1987/17 E., 2014/12 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı müdahil davacı ..., davalı Hazine vekili, davacı ..., müdahil davacılar ..., ..., ..., müdahil davacılar ..., ..., ..., ... vekili, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili ve müdahil davacı ... tarafından duruşma talepli temyiz edilmekle; masraf yokluğu nedeniyle duruşma talebinin reddine ve kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Erzurum ili Tekman ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 276, 277, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 5 54... parsel sayılı taşınmazlar, Hazinenin 1965 tarihli tapu kayıtlarına dayalı olarak, 1974/21 Esas sayılı dosyada davalı olduğu belirtilerek, çayır/sulu çayır vasıflarında 1980 tarihinde malik hanesi davalı olarak tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ..., ... ve ... vekilleri, Tekman Asliye Hukuk Mahkemesine açmış oldukları tapu iptali ve tescil talepli dava dilekçelerinde; dava dilekçelerinde belirttikleri, toprak tevzi parsellerinin kendi tapu kayıtlarının kapsamında kalan taşınmazlar olduğunu, ancak Toprak Tevzi Komisyonu tarafından taşınmazların Hazine adına tapuya kaydedildiğini belirterek, bu tapuların iptali ile adlarına tescilini talep ve dava etmişler, Tekman Asliye Hukuk Mahkemesince dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde kadastro çalışmaları tamamlandığı ve dava konusu taşınmazlar için kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya Tekman Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Müdahil ..., dava konusu 2 75... parsel sayılı taşınmazlara kardeşleri ..., ..., ..., ... ile birlikte 70 yıldan fazla bir zamandır zilyet olduklarını belirterek, taşınmazların adlarına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil Tüzel Kişiliği; sınırları belirtilen yerlere davalıların tecavüz ettiğini belirterek, müdahale talebinde bulunmuştur.
Müdahiller ..., ... ve ...; dava konusu 270, 271, 272, 272, 274, 275, 2 76... parsel sayılı taşınmazların, eski tapu kayıt maliki ... oğlu ...’a ait olduğunu, kendilerinin ...’un mirasçıları olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşladır.
Müdahiller ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazların murisleri ... oğlu ...’a ait olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşladır.
Müdahiller ..., ... ve ...; dava konusu 551, 552, 553, 5 54... pasel sayılı taşınmazlara ilişkin murislerine ait tapu kaydı olduğunu belirterek, müdahale talebinde bulunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; yapılan keşiflerde dava konusu taşınmazların ... ailesinin zilyetliğinde bulunduğunun mahalli bilirkişiler, tutanak mümziileri ve taraf tanıkları tarafından beyan edildiği, dava konusu taşınmazların kadastro tutanaklarının edinme sebebinde taşınmazların ... evlatları ... ve ...'lar adına tapuya kayıtlı bulunduğu, bu kişilerden çocukları olan ... ile ...'e miras yoluyla intikal ettiği ve bu kişilerin zilyetliğinde bulunduğunun belirtildiği, ayrıca keşiflerde bir takım tahrir ve tapu kayıtlarının uygulandığı, tahrir kayıtlarının zilyetlik belgeleri olduğu, zilyetlik belgelerinin hüküm ifade etmesi için mutlaka fiili zilyetlikle birleşmesi gerektiği, kadastro tutanaklarında dava konusu taşınmazların ... ve ...'ın tasarrufunda bulunduğu ve 100 yılı aşkın süredir zilyet olduklarının belirtildiği, keşifteki beyanlardan ...'ın ölümüne kadar dava konusu taşınmazları zilyetliğinde bulundurduğu, ölümünden sonra ise bir süre eşi ...'ın kiraya vermek suretiyle taşınmazlarda tasarrufta bulunduğu hususunun belirtildiği, ayrıca ... ve ...'ın ortak murislerinden gelen taşınmazlar hususunda aralarında yapılmış bir rızai taksimatın bulunmadığı, keşiflerde dinlenen mahalli bilirkişilerin bu konuda herhangi bir beyanda bulunmadıkları, dolayısıyla ... ve ...'ın bu taşınmazlarda müşterek oldukları, dava konusu taşınmazları ... mirasçıları ile ölümüne (1984 yılına) kadar ...'ın müşterek olarak zilyetliğinde bulundurduğu, Tekman Asliye Hukuk Mahkemesine (1974/21 Esas) aynı dava dilekçesi ile birlikte dava açtıkları ve müşterek olduklarını belirttikleri, dava tarihi 1974, kadastro tespit tarihi 1980 olduğundan bu tarihlere kadar ... mirasçıları ve müşterekleri ...'ın dava konusu taşınmazlara zilyet olduğu, bu zilyetliğin Toprak Tevzi Komisyonunun çalışmalarından öncesine dayandığı, toprak tevzi çalışmalarının 1964 yılında tamamlandığı, yine bu tarihe kadar da ... ve ... yararına 766 sayılı Kanunda öngörülen 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, yine asli müdahiller ..., ..., ...'ın dava dilekçelerine ekli olarak sunmuş oldukları 15 şevval 281 tarih, cilt:16 sahife: 37'de bulunan tapu kayıtlarında tapu kayıt maliki ... oğlu ...'un murisleri olduğunu iddia ettikleri, murisleri ... oğlu ...'a ilişkin çelişkili veraset ilamları olsa da, ilamlarda da ... oğlu ...'un seferberlik yıllarında öldüğü hususunda tereddüt bulunmadığı, ... oğlu ...'un müdahil davacıların murisi olduğu kabul edilse de tapu kayıt malikinin ölümünden dava tarihi olan 1974 yılına ve tespit tarihi olan 1980 yılına kadar 20 yıldan daha fazla süre ile davacılar ... mirasçıları ile müşterekleri ...'ın dava konusu parselleri zilyetliğinde bulundurduğu, bu nedenlerle müdahil davacıların tapu kayıtlarının hukuki değerini kaybettiği, yine müdahil davacılar, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nin dava konusu taşınmazlarda zilyet olmadıkları, geçerli bir tapularının bulunmadığı gerekçeleri ile, davacılar ..., ... ve ...'in davalarının kabulüne, dava konusu 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 276, 277, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 5 54... nolu parsellerin toplamda 241.920 hisse kabul edilerek; 181.440 hissesinin ... ve ... mirasçıları adına miras payları oranında, 60.480 hissesinin ise ... mirasçılarından ölü ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline, müdahil davacıların davasının reddine karar verilmiş; hüküm, müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... vekili müdahil davacı ..., müdahil davacılar ..., ..., ..., müdahil davacılar ..., ..., ..., ... vekili, müdahil davacı ..., davalı Hazine vekili ve davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar işin esasına girilerek, davanın kabulüne, taşınmazların ... ve ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de bu karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 27. maddesi uyarınca, davanın tarafları kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını da içermektedir. Bu kapsamda, bir davada taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınmalıdır. Dosya kapsamına göre; davacıların kök murisi ...'un çocuklarından olan ve 1984 tarihinde vefat eden ...'ın eşi ...'nın 1985 tarihinde vefat ettiği, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere bu kişinin mirasçılarının belirlenmesine ilişkin Erzurum Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/81 Esas ve 2005/666 Karar sayılı kararıyla Tekman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/25 Esas ve 2011/34 Karar sayılı kararlarının bulunduğu, bu iki veraset ilamının birbiri ile çeliştiği ve veraset ilamının iptaline ilişkin 2005/25 Esas sayılı dosyanın ise kesinleşmediği ortadadır. Yine dosyada, ...'a ait 1971/59 Esas ve 1972/66 Karar sayılı veraset ilamının olduğu ve bu ilamda ...'ın ... isminde kızının bulunduğu, ancak ...'ın dosya içerindeki diğer veraset ilamlarında bu şahsın adının geçmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca, dosya içerisinde yer alan nüfus kayıtlarına göre, ...'in ... ve ... adında kızı olduğu ancak, ...'nın nüfus kayıtlarında ve veraset ilamlarında bahsi geçen kişinin adının geçmediği tespit edilmiştir. Tüm bu hususlar bir arada düşünüldüğünde, bu haliyle davada taraf teşkilinin tamamlandığından söz edilemez. Oysa ki, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, az yukarıda bahsi geçen veraset ilamları ve nüfus kayıtları arasındaki çelişkilerin giderilmesi, ...'a ait Tekman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/ 25... /34 Karar sayılı ve 28.03.2011 tarihli veraset belgesinin iptali ile yeniden veraset ilamı verilmesine ilişkin kararının kesinleşmesinin sağlanması, yine, ...'ın ... isminde kızı olup olmadığının ve ...'in ... mirasçısı olup olmadığının belirlenmesi, müdahil davacılardan ... yargılama sırasında vefat etmiş olduğundan mirasçılarının tespit edilerek davaya katılımlarının sağlanması, bu şekilde davada taraf olması gereken tüm mirasçılarının yöntemine uygun şekilde davada taraf olarak yer almalarının sağlanması ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Bu şekilde, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kabule göre de, karar başlığına sadece, vekil ile temsil edilen davacıların isminin yazılması, vekil ile temsil edilmeyen davacıların isimlerine yer verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.