Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2701 K.2025/6345

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2701 📋 K. 2025/6345 📅 14.10.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/2701 E.  ,  2025/6345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1036 E., 2022/1325 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Karabük Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/6 E., 2021/14 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz (aktarılan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar ... ve arkadaşları, asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asli müdahil ... tarafından duruşma talepli olarak davacılar ... ve arkadaşları ile davalı Hazine vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma talebinin değerden reddine ve temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre 1996 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, Karabük ili Eskipazar ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 41... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan yüzölçümü artırılması davası nedeniyle malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Kadastro tespit tutanaklarının asılları 3402 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
Asliye Hukuk Mahkemesinde kadastro tespitinden önce davacı ... tarafından ... ve paydaşları ile ... aleyhine açılan ...'in müdahil olarak katıldığı tapu kaydının yüzölçümünün artırılması davası, dava konusu edilen taşınmazlar hakkında kadastro tutanaklarının düzenlenmesi nedeniyle görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları ve dava dosyaları birleştirilerek yargılamaya devam edilmiştir.
Yargılama sırasında, 2015 yılında yapılan uygulama kadastrosu ile eski 1 41... ve 8, yeni 1 41... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar yüzölçüm haneleri açık olarak tespit edilmiş ve Kadastro Müdürlüğünce tutanak asılları davalı olmaları nedeniyle Kadastro Mahkemesine gönderilmiştir.
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin murisleri adına kayıtlı Mart 1938 tarihli ve 39 sıra nolu tapu kaydında yüzölçümünün 1.838 m² olarak gösterildiğini, oysa taşınmazın yüzölçümünün daha fazla olduğunu öne sürerek, tapu kaydının yüzölçümünün arttırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Müdahil davacı ... müdahale dilekçesinde; ayrı bir tapu kaydına ve irsen intikale dayanarak, kendi taşınmazının davacı taşınmazına güneyde sınır olduğunu ileri sürerek, bu nedenle kendisine ait taşınmazın tezyid dışı bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davacı ... dava dilekçesinde; Ağustos 1306 tarihli ve 79 sıra nolu tapu kaydı ve irsen intikale dayanarak, tapulu taşınmazın mahallinde tespiti ile tapu kaydının yüzölçümünün arttırılmasına ve diğer davacının davasının reddine karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar duruşmada alınan beyanlarında; dava konusu yerin köy içerisinde kalan bir meydanlık olduğunu, bu nedenle dava konusu yerin meydanlık olarak bırakılmasını talep ettiklerini beyan etmişlerdir.
Davalı Hazine vekili; davanın reddine, 1 41... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında, eksik hususlar tamamlanarak yeniden yapılan yargılama neticesince; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, müdahil davacının davasının reddine, dava konusu Karabük ili Eskipazar ilçesi ... köyü 1 41... numaralı parselin fen bilirkişisi tarafından ibraz edilen 13.10.2021 tarihli ek raporda yer alan, haritasında 141/7D ile gösterilen ve dayanak tapu kayıt miktarı olan 1.838,98 m²lik alanın sınır kabul edilerek ve tamamı 64 hisse olmak üzere, 16 hissesi tapu kayıt maliki olan babalar karyesinden ... oğlu ... (... oğlu ...) adına; 39 hissesi tapu kayıt maliki ... oğlu ... adına; 3 hissesi ... oğlu ... adına; 3 hissesi ... oğlu ... adına ve 3 hissesi de ... oğlu ... adına 1 41... sayılı parsel altında tapuya tespit ve tesciline, 1 41... numaralı parselden ifraz edilen ve fen bilirkişisinin 13.10.2021 tarihli ek raporun ekinde yer alan krokide 141/7E ile gösterilen 1.011,54 m²lik kısmın ve yine krokide yer alan ve 141/8B ile gösterilen 112,74 m²lik kısım ile ve krokide 141/8C rumuzu ile gösterilen 2.975,91 m²lik yerlerin tevhit edilerek toplamda 4.100,19 m² olarak 1 41... numaralı parsel adı altında ham toprak vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacılar ... ve arkadaşları, asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazların aktarılan davanın kapsamında kaldığı, davacı ...’in dayandığı ve yüzölçümünün artırılmasını talep ettiği Mart 1939 tarihli ve 39 sıra nolu tapu kaydının gayri sabit hudutlu olup miktarıyla geçerli bulunduğu ve sadece dava konusu 1 41... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 13.10.2021 tarihli ek raporda 141/7D ile gösterilen 1.838,98 m²lik kısmını kapsadığı, 1 41... sayılı parselin geriye kalan kısmı ile diğer dava konusu 1 41... sayılı parseli kapsamadığı, diğer taraftan toplanan delillere göre de davacı taraf lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının da gerçekleşmediği, müdahil davacı ... ile davacı ... oğlu ...’in dayandığı Ağustos 1306 tarihli ve 79 sıra numaralı tapu kaydının sınırları itibariyle dava konusu taşınmazları kapsamadığı ve davacı ... lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı ile iktisap şartlarının gerçekleşmediği gerekçeleri ile istinaf taleplerinin reddine karar verilmiş; karar, davacılar ... ve arkadaşları, asli müdahil ... ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre temyizen incelenen karar, usul ve kanuna uygun olup davacılar ... ve arkadaşları, asli müdahil ... ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL nin temyiz eden ... ve arkadaşlarından alınmasına,
615,40 TL maktu harcın temyiz eden asli müdahil ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.