Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/2631 K.2025/6346
8. Hukuk Dairesi 2023/2631 E. , 2025/6346 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI: 2013/58 E., 2021/34 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Afşin ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 6 78... parsel sayılı taşınmazlar, muhtelif yüzölçümleri ile tarla niteliğinde, tapu kayıtlarına, zilyetliğe, miras yolu ile gelen hakka dayanılarak davalılar adına tespit edilmiş, davacı tarafından komisyona yapılan itiraz reddedilmiştir.
Davacı ... asıl ve birleşen dosyalarda; dava konusu 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 6 78... parsel sayılı taşınmazların 28.09.1950 tarihli ve 22 numaralı tapu kaydı ile adına kayıtlı olduğunu, ancak kadastro tespiti sırasında taşınmazların Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtıma tabi tutularak başka şahıslar adına tespit gördüğünü belirterek, yapılan tespitin iptali ile taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin 05.12.1995 tarihli ve 1980/88 Esas, 1995/92 Karar sayılı kararıyla;, davanın kabulüne karar verilmiş; hükme karşı, davalılar tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine, Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 04.12.1998 tarihli ve 1998/5217 Esas, 1998/5306 Karar sayılı ilamıyla; Mahkemece yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı, davacının Tapu Komisyonunun 15.02.1949 tarihli ve 59 sayılı kararına dayanılarak oluşturulan ve basit krokisi bulunan 19.800 metrekare yüzölçümlü 28.09.1950 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydına dayandığı, davalıların dosyada ... tarafından örneği çıkartılan 15.05.1984 tarihli haritada gösterilen taşınmazları 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca edindikleri, Mahkemece yapılan ilk keşif sonucunda 13.04.1988 tarihinde ... tarafından düzenlenen haritada kırmızı renk ile taralı bölümün 19.800 metrekare olduğu ve davacının tapusunun bu yere ait olduğu belirtildiği halde daha sonra yapılan keşif sonucu ... tarafından düzenlenen haritada kırmızı taralı 50.525 metrekarelik taşınmaz bölümünün davacı tarafa ait olduğu belirtildiği, bu çelişkinin giderilmediği, ayrıca toprak Dağıtım Komisyonu tarafından oluşturulan haritanın da kadastro paftası ile çakıştırılmadığı ve böylece tapu kayıtlarının kapsadıkları alanların sağlıklı belirlenmediği gerekçesi ile hüküm bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dosya içerisinde bulunan Yargıtay bozma ilamı, mahkeme kararları, keşif tutanakları, belirtmelik tutanakları, komisyon kararları, tapu kayıtları, bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde, davacı ...'ın dava konusu ettiği yerlerde Toprak Tevzii Komisyonu tarafından dağıtım yapılmadan önce kullanımında ve zilyetliğinde olan tapulu taşınmazının bulunduğu, tapu kaydının mevki ve hudutları itibarıyla taşınmaza tam olarak uyduğu, her ne kadar tapu kaydı 19.800 metrekare olsa da, davacının sınırları sabit olan 41.445,55 metrekarelik alanda tasarruf ettiğinin mahalli bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı, bu hali ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 20/B fıkrası uyarınca tapu kaydında gösterilen sınırların esas alınması gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, eskisi 671 parselde (U) harfi ile gösterilen 16.220,55 m²lik kısmın aynı ada ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına, eskisi 672 parselde (S) harfi ile gösterilen 4.769,76 m²lik kısmın ve (T) harfi ile gösterilen 8.863,76 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... oğlu ... mirasçıları adına, eskisi 673 parselde (Ö) harfi ile gösterilen 4.579,74 m² ve (R) harfi ile gösterilen 9.097,46 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına, eskisi 674 parselde (M) harfi ile gösterilen 4.104,16 m² ile (O) harfi ile gösterilen 10.118,23 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına, eskisi 675 parselde (J) harfi ile gösterilen 4.204,88 m² ve (L) harfi ile gösterilen 10.289,23 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... mirasçıları adına, eskisi 676 parselde (H) harfi ile gösterilen 4.913,49 m² ve (İ) harfi ile gösterilen 11.100,22 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile tamamı 180 pay kabul edilerek ... mirasçıları adına, eskisi 677 parselde (F) harfi ile gösterilen 5.223,72 m² ve (Ğ) harfi ile gösterilen 10,663,60 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... adına, eskisi 678 parselde (Ç) harfi ile gösterilen 4.753,48 m² ve (E) harfi ile gösterilen 10.763,27 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile tamamı 3 pay kabul edilerek ... mirasçıları adına, eskisi 679 parselde (A) harfi ile gösterilen 4.614,96 m² ve (C) harfi ile gösterilen 10.660,53 m²lik kısımların aynı ada ayrı ayrı parsel numarası verilmek sureti ile ... oğlu ... adına, (B) harfi ile gösterilen 5.368,76 m², (D) harfi ile gösterilen 5.116,72 m², (G) harfi ile gösterilen 4.994,71 m², (I) harfi ile gösterilen 5.048,46 m², (K) harfi ile gösterilen 4.952,07 m², (N) harfi ile gösterilen 4.893,70 m², (P) harfi ile gösterilen 4.561,29 m², (Ş) harfi ile gösterilen 4.633,24 m² ve (Ü) harfi ile gösterilen 1.876,60 m²lik kısım olmak üzere toplam 41.445,55 m²nin aynı ada ve son parsel numarası ile ... mirasçıları adına tarla vasıfları ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılardan 679 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ... ve 677 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak kurulan hükümde kadastro tespitinin iptaline karar verilmeden taşınmazların doğrudan tapuya kayıt ve tesciline denilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan kararın 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
S O N U Ç : Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
(2) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendine, ''...dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile...'' ibaresinin yazılması suretiyle hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 438/7. fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.