Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5532 K.2025/6337
8. Hukuk Dairesi 2024/5532 E. , 2025/6337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/43 E., 2014/344 K.
Taraflar arasında orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu taşınmazların bulunduğu yörede 1956 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucu, dava konusu 1 78... (eski 522 parsel) ve 2 31... parsel (eski 821 parsel) sayılı taşınmazların ... adına tescil edildiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmalarının 22.03.2011-20.04.2011 tarihleri arasında askı ilân suretiyle ilan edildiği, askı ilan süresi içinde dava açıldığı, yörede orman kadastro çalışması bulunmadığı anlaşılmıştır.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Çankırı ili Eldivan ilçesi ... köyünde 22/a çalışmalarının 22.03.2011-20.04.2011 tarihleri arasında askıya çıkarıldığını, idarenin belirlediği orman sınırları ile 22/a çalışmalarında farklılık olduğunu, dava konusu 1 78... ve 2 31... parsel sayılı taşınmazların orman vasfında olmasına rağmen davalılar adına tescili hususunda askıya çıkarıldığını ileri sürerek, taşınmazların orman vasfında olduğunun tesbiti ile bu şekilde tapuya tescillerine karar verilmesini talep etmiştir,
Kadastro Mahkemesinin 20.01.2012 tarihli ve 2011/207 Esas, 2012/34 Karar sayılı kararıyla; davanın 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun (2859 sayılı Kanun) gereğince pafta yenileme çalışmalarına karşı açıldığı, yenilemenin sadece teknik çalışmaları kapsayacağı, tapu siciline geçmiş ya da geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı gerekçesi ile davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 12.06.2012 tarihli ve 2012/7105 Esas, 2012/8911 Karar sayılı ilamıyla; yetersiz kadastro paftalarının yenilenmesi, yüzölçümlerinin ve teknik hataların düzeltilmesi işleminin kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılmadığı savıyla açılan davada kadastro mahkemesinin görevli olduğu, taşınmazın mülkiyetine ve niteliğine ilişkin davalarda kadastro mahkemesinin görevli olmadığı, somut olayda, mülkiyete ve tasarrufa ilişkin davada genel mahkemenin görevli olduğu, ancak 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre yapılan teknik çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığının yöntemince araştırılması ve bu yönde olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği, yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olması durumunda, bu aykırılıkları giderecek hüküm kurulması, çalışmanın kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa, Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi; dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın orman vasfında olduğu iddiasına ilişkin dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Kadastro Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda 13.12.2012 tarihli ve 2012/114 Esas, 2012/181 Karar sayılı kararıyla; 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yapılan kadastro haritalarının yeniden düzenlenmesi ve tapu sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması işlemine itirazın reddine, dava konusu taşınmazların uygulama tutanağı gibi tesciline, taşınmazların orman olduğuna ilişkin dava yönünden mahkemenin görevsizliğine, talep halinde dosyanın görevli ve yetkili Çankırı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 26.09.2013 tarihli ve 2013/3714 Esas, 2013/8434 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleşmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu ya da orman tahdidi yapılmadığı, taşınmazın 1953 yılı hava fotografı, memleket haritası ve orman amenejman haritasına göre açık renkle gösterilen orman bitkisi olmayan alanda kaldığı, orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi; kurumun harçtan muaf olduğunu, kurumdan alınan harçların iadesi gerektiğini, bilirkişi raporunda hava fotoğrafı, memleket haritası, amenajman planına yer verilmediğini, orman yasaları karşısında durumunun saptanmadığını, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsü, cinsi, yaşı kapalılık türü gibi bilimsel bulgulara dayanılmadığını, taşınmazın çevresindeki ormanlık alanlarla bütünlük sağladığını açıklayarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.