Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1630 K.2025/6313
8. Hukuk Dairesi 2025/1630 E. , 2025/6313 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2096 E., 2024/1435 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/104 E., 2023/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, Sivas ili Merkez ilçesi ... köyü çalışma alanında ve tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 458 parsel sayılı ve 22.200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 15... parsel numarasıyla ve 16.387,10 metrekare yüzölçümlü olarak; özel sicilinde mera vasfıyla kayıtlı bulunan eski 615 parsel sayılı ve 11.733,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 15... parsel numarasıyla ve 1.428.322,70 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; Sivas ili Merkez ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 22.200,00 metrekare yüzölçümlü taşınmazının 5.812,90 metrekarelik kısmının Hazine adına yazıldığını, yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu belirterek, Hazine adına yazılan 5.812,90 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın öncelikli olarak hatalı yapılan yenileme kadastrosu için idareye başvurmasının gerektiğini, bu davaların 2 yıllık makul sürede açılması gerektiğini, davacı tarafın idareye başvurmadan davasını ikame ettiğini, dava konusu taşınmazın olduğu yerde yapılan kadastro çalışmalarının mevzuatına uygun olduğunu ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; ''davacı tarafın uhdesinde ve kullanımında bulunan davaya konu Sivas merkez ... köyü 1 15... parsel sayılı taşınmazın 4267,77 metrekarelik kısmının yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 15... parsel sayılı taşınmaza dahil edilerek 1.428.322,70 metrekare olarak köy orta malı olarak tescil ve tespit gördüğünü, yapılan kadastro çalışmasının hatalı olduğu, davaya konu 1 15... parsel sayılı 1.428.322,70 metrekare olarak tespit ve tescil gören taşınmazın 4267,77 metrekarelik kısmının davacıya ait olduğu, mera sınırının keşif esnasında görülen ve raporda belirtilen sabit sınırlarla çizildiği, sabit sınırın dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile doğrulandığı, dava konusu talep edilen kısmın Hazineye ait olmadığı, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, mutlak tarım arazisi olduğu'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;''tesis kadastrosunda dava konusu 1 15... parselin pafta tersimatının ölçü krokisine göre yapıldığı, komisyon kararı ile sonradan eklenen alanın dikkate alınmadığı, bu yönüyle tersimat hatasının bulunduğu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı'' belirtilerek, davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın mera vasfında olduğunu, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığının bilirkişi raporlarıyla ayrıntılı olarak araştırılmasının gerektiğini, bilirkişi raporları ile yenileme kadastrosu ile alan hesaplamasında hataya düşüldüğü kanaatine varılmasına rağmen, mera parselinin tesis kadastrosu ve yenileme kadastrosunda hesaplanan alanlarının aynı olmasına rağmen mera parselindeki azalmanın neden kaynaklandığının ayrıntılı olarak açıklanmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin taşınmazı iyi bilen çevre köylerden seçilmesi gerekirken mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın kullanım hakkı sahibi köyden seçilmiş olunduğunu, mahalli bilirkişi listesine itiraz ettiklerini, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olmasına rağmen yargılama giderlerinde haklılık oranına göre sorumluluğun belirtilmediğini, yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakıldığını, kısmen ret kararı verilmesine rağmen lehlerine vekalet ücretine hükmedilmediğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.