Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/5364 K.2025/6212
8. Hukuk Dairesi 2024/5364 E. , 2025/6212 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3064 E., 2024/1644 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/14 E., 2022/254 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; İstanbul ili Tuzla ilçesi ... Mahallesinde bulunan 60 06... parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında orman sınırları içinde kaldığının tespit edildiğini, taşınmazın orman vasfını yitirmiş yerlerden olduğunu, orman ile hiçbir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin zilyedi olup, yıllardır kullandığını, tapu tahsis belgesi olan dava konusu taşınmaz hakkında yapılan orman kadastro çalışmasının iptalinin gerektiğini, daha önceki kadastro çalışmalarında dava konusu taşınmazın 2/B arazisi olarak Hazine adına kaydedildiğini, müvekkilinin kendi tapulu yerinde ve Belediyenin vermiş olduğu imarlı tapuya güvenerek bu binada ikamet ettiğini belirterek, tespitin iptali ile dava konusu taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesinin 20.09.2017 tarihli ve 2016/64 Esas, 2017/69 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazın, 3116 sayılı Kanun kapsamında yapılan ve 1948 tarihinde kesinleşen orman tahdidinde ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, daha sonra 1959 yılında yapılan tapulama çalışmasında Hazine adına çalılık vasfı ile 818 parsel içerisinde tespit edildiği, imar uygulaması sonucu dava konusu taşınmazın oluştuğu ve Hazine adına tescil edildiği, dava konusu yerin 2/B çalışmalarına konu edilmediği, kesinleşen orman sınırları içinde kalan taşınmazlar için daha sonra tapulama ve imar uygulaması sonucu oluşturulan tapu kayıtlarına değer verilemeyeceği gerekçesiyle, kadastro tespitine itirazın reddine, tapu iptali ve tescil talebine ilişkin davanın ise görev yönünden usulden reddine karar verilmiş; hükmün, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde ilk orman tahdit çalışmasının 3116 sayılı Kanuna göre 1948 tarihinde yapılıp kesinleştiği, dava konusu parselin bu çalışmada ... Devlet Ormanı sınırları içerisinde kaldığı, çalışmaların kesinleştiği, 4785 sayılı Kanuna tabi tutulmadığı, 5653 sayılı Kanun gereğince iadeye tabi yerlerden olmadığı, daha sonra yapılan 1744, 28 96... sayılı Kanun'un 2/B uygulamalarına da konu edilmediği, orman sınırları içinde kaldığı, 01.04.1997 tarihinde yapılan imar uygulaması ile bu yerin yanlışlıkla imar alanı içine alındığı ve parselin oluştuğu, ancak orman sınırları içerisinde kalan alanlara imar uygulaması yapılamayacağı, yapılan uygulamanın da geçersiz olduğu, bu nedenle dava konusu yerde 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi uyarınca yapılan düzeltmenin bu alanın tekrar orman sınırları içerisinde gösterilmesi hususunda herhangi bir hatanın bulunmadığı, yapılan işlemin yerinde olduğu, davacının bu yöne ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, Hazine vekilinin vekalet ücreti hükmedilmemesine yönelik istinaf talebinin incelenmesinde ise, İlk Derece Mahkemesince tescil talebi ile açılan davanın Mahkemenin görevli olmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin görevli Mahkemece değerlendirileceği belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince hüküm onanmıştır. Görevsizlik kararının kesinleşmesi sonrasında dosya, Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/14 Esasına kaydedilmiştir.
İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde bulunduğu, orman arazilerinin kişisel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince; Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdidi içinde bulunduğu, 1997 yılında imar uygulaması ile oluştuğu, orman sınırları içerisinde kalan alanlara imar uygulaması yapılamayacağı, yapılan imar uygulamasının geçersiz olduğu, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın orman tahdidi içinde gösterilmesine ilişkin çalışmanın usul ve kanuna uygun olarak yapıldığının kesin hükümle belirlenmiş olduğu, buna göre orman niteliğinde bulunduğundan taşınmazın zilyetlikle veya tapu yoluyla iktisabının mümkün olmadığı gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.