Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/4115 K.2025/6188
8. Hukuk Dairesi 2023/4115 E. , 2025/6188 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2022/21 E., 2023/38 K.
Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; Yozgat ili Merkez ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 1 29... -9 parsel ile 1 34... -39 parsel numaralı taşınmazların davalılar adına tespitlerinin yapıldığını, bu taşınmazların kısmen orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek, yapılan kadastro tespitinin iptali ile kısmen orman niteliği ile tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne karar verilmiş, davacı ... İdaresi vekili tarafından 1 20... parsel yönünden temyiz edilen hüküm, Dairemizin 09.05.2022 tarihli ve 2021/11796 Esas, 2022/4295 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; en eski tarihli hava fotoğrafları ile tespit tarihinden 15-20-25 yıl önceki hava fotoğrafları incelenerek davaya ve temyize konu 1 20... parsel nolu taşınmazın önceki hukuki durumunun saptanmamış olmasının doğru görülmediği belirtilerek, tespit tarihinden önceye ait ve dava konusu taşınmazları gösteren memleket haritaları ile hava fotoğraflarının, komşu parsellere ait belgelerin getirtilerek yapılacak keşif neticesinde alınacak denetime elverişli rapor ile taşınmazın öncesinin, imar ihya durumu ile zilyetlik durumunun belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 1 20... parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının orman vasfında olduğu ve sonradan tarla haline getirildiği, (A) harfi ile gösterilen kısmının ise orman parseline benzemediği ve orman vasfında olmadığı gerekçesi ile davacının davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 20... parsel numaralı taşınmazın (B) harfi ile gösterilen kısmının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, (A) harfi ile gösterilen kısmının 1 20... parsel olarak tespit gibi tesciline karar verilmiş ve işbu karar, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ...'in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.