Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/324 K.2025/4711
8. Hukuk Dairesi 2024/324 E. , 2025/4711 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/853 E., 2023/1002 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/189 E., 2021/188 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ile davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davalı Hazinenin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 349/2 maddesi gereğince feragat nedeniyle; davalılar ... ve müşterekleri vekilinin istinaf kanun yolu başvuru talebinin HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda, 469 ada 1 parsel sayılı 1059,54 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarıldığı, ... kızı ... ile ... oğlu ...'ın kullanımında bulunduğu ve ayrıca Lokanta ve müştemilatının da kendilerine ait olduğu.." şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ... ve müşterekleri vekili, çekişmeli taşınmazın tarafların ortak murisi ... ...'a ait olduğu ve kendilerinin de miras yoluyla gelen hakkı bulunduğu iddiasına dayanarak miras payları oranında lehlerine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmışlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davanın zilyetlik tespiti tutanağının iptali ile zilyetliğin tespitine ilişkin olduğu, dava konusu taşınmaz ... köyü 469 ada 1 parsel sayılı taşınmazda keşif yapıldığı, tanık ve mahalli bilirkişi dinlenildiği, bir kısım hükme esas alınan tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarında dava konusu yerin ... ... tarafından işletildiğini ve ... ile ... taşınmaz üzerindeki işletmeyi bir süre birlikte işlettiklerini beyan ettikleri, davacı tarafça sonradan ele geçirildiği iddia edilen 20/08/1992 tarihli protokolde lokanta sahibi olarak ... ..., sorumlu işletmeci olarak ..., ortak ... ve ortak ...'ın gösterildiği, mevcut delil durumu itibariyle taşınmazın kullanımının ... ... olduğu, mirasçıları tarafından da kullanıldığı, bu sebeple mirasçılarının miras hakkından kaynaklı hak sahibi olacakları..." gerekçesiyle " davanın kabulü ile ... Kadastro Müdürlüğünün 01/08/2012 düzenleme ve 22/01/2013 kesinleşme tarihli zilyetlik tespiti tutanağının iptaline, ... ...'ın yasal mirasçılarının miras hisseleri uyarınca zilyet olduklarının tespitine" şeklinde karar verilmiştir.
Kararın davalı Hazine vekili ile davalılardan ... ve müşterekleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davalı Hazinenin istinaf kanun yolu başvurusunun HMK'nın 349/2 maddesi gereğince feragat nedeniyle; davalılar ... ve müşterekleri vekilinin istinaf kanun yolu başvuru talebinin HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine; İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzeni nedeniyle kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesisi ile davanın kabulüne çekişmeli 469 ada 1 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan "... kızı ... ve ... oğlu ... kullanımındadır. Ayrıca Lokanta ve Müştemilatları da kendilerine aittir. " şeklindeki şerhin iptal edilerek bu kısma; "Taşınmaz 495....92 TC Kimlik numaralı ... ... mirasçılarının iştiraken kullanımındadır. Ayrıca Lokanta ve Müştemilatları da kendilerine aittir." ibaresinin şerh edilmesine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.