Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3933 K.2025/4737
8. Hukuk Dairesi 2024/3933 E. , 2025/4737 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/250 E., 2024/16 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya İli ... İlçesi ... Mahallesi 28074 ada 8 parsel sayılı taşınmazın, 1976 yılında orman sınırı dışına çıkarıldığını, bu hususa taşınmazın hükmen tesciline konu mahkeme kararında da değinildiğini ancak taşınmazda 2/B şerhi olmadığından davacının satın alamadığını, ayrıca çekişmeli taşınmazın keşfen gösterilecek 500 m²lik kısmının 1998 yılından beri davacının kullanımında olduğunu beyanla, dava konusu taşınmazın Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve 500 m²sinin 30.12.2011 tarihinden öncesinden beri davacının zilyetliğinde olduğunun tapu kaydına şerh verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki beyanlar hanesinde 2B kapsamındaki taşınmazlardan olduğuna dair herhangi bir beyan olmadığını, parselin tarla vasfıyla Hazine adına tescilli olduğunu, davacının Hazineye ait taşınmaz üzerinde işgalci konumda olduğunu ve davayı açmakta hukuki bir menfaatinin olmadığını, dava konusu taşınmazın tamamı üzerinden davanın açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, kendi beyanına göre 500 m²lik bir kısmında işgalci olduğunu, işlemin idari bir işlem olduğunu ve idari yargının görevli olduğunu, davada 10 yıllık hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresinin dolduğunu ve açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar taraf vekillerince istinaf edilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, taraf vekillerinin kararı temyizi ile Dairemizin 05.04.2022 tarihli ve 2021/7248 Esas, 2022/3285 Karar sayılı ilamıyla "...dava, tapu kaydının beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesine yönelik olduğuna ve taşınmazın 2. madde kapsamında veya 2/B alanında kalmadığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu hususlar dikkate alınarak taşınmazın 2/B ile orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğuna ilişkin şerh verilmesi yönündeki talebin de reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gereğine değinilerek bozularak dosya mahkemesine gönderilmiş ve İlk Derece Mahkemesince yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; taşınmazın hâlen 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdidi içinde olduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanun'la değişik 2. madde veya 2896 ve 3302 sayılı Kanun'larla değişik 2/B maddesi uyarınca nitelik yitirdiği gerekçesiyle orman sınırı dışına çıkarılan yerlerden olmadığından davacının talebi gibi tapu kaydına şerh verilmesi mümkün bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyadaki Yargıtay bozma kararlarının kesin hüküm ve usuli kazanılmış hak kuralları nazara alınmadan, hatalı olarak verildiğini, hatalı bozma kararına uyulmasının da usuli müktesep hak oluşturmayacağı, kesin hüküm, hukuk güvenliği, hukukta öngörülebilirlik, hukuki istikrar, kanun önünde eşitlik, yargının kişiler arasında eşit davranma yükümlülüğü, sosyal devlet ve kamu düzeni hususları nazara alınarak, kararın davacı lehine bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava tapunun beyanlar hanesine 2/B şerhi verilmesi ve zilyetliğin tespiti davasıdır. Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi 28074 ada 8 parsel, 3.725,26 m² (eski 2257 parsel 4.000 m²) yüzölçümünde tarla vasfında Hazine adına tapuda kayıtlıdır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.06.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.