Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/3228 K.2025/4679

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3228 📋 K. 2025/4679 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/3228 E.  ,  2025/4679 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1397 E., 2024/705 K.
KARAR : Esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 26. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/663 E., 2022/20 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi 6807 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit tutanak ve haritasına göre tamamen orman sınırları içinde kaldığını, 1978 yılında yapılan ilk çalışmalarda da orman içerisinde kaldığını, daha sonra yapılan 2896 ve 3302 sayılı Kanunlarla değişik 6831 sayılı Kanun' un 2. maddesi ve 2/b maddesi uygulamalarına konu edilmediğin, 4999 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmalarda orman içinde kaldığını, 6292 sayılı Kanun kapsamında yapılan çalışmalarda 4999 sayılı Kanun uyarınca yapılan çalışmalara aynen uyulduğunu, ancak bu çalışmaya davalı tarafından dava açıldığını ve taşınmazın devlet ormanı sınırlarında kaldığı tespit edildiğinden davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf incelemesi aşamasında olduğunu ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına orman vasfıyla tescilini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... bilirkişi raporuna göre davalı adına kayıtlı olan arazinin ... Devlet Ormanının sınırlan içinde kaldığı, arazinin mevcut durumu itibariyle tarıma elverişli alanlardan olmadığı, fiziki ve eylemli durumunun orman niteliğinde olduğu, orman vasfında olan arazinin özel mülkiyete konu olamayacağı ..." gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin davasının kabulü ile davalı adına kayıtlı olan İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi, 6807 ada, 78 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nce; "... kesinleşmiş ormn tahdit ve kadastro çalışmalarına davalı tarafça itiraz edilmediği, daha sonra taşınmaz hakkında 6292 sayılı Kanunun 11/10 maddesi gereğince Orman Kadastro haritalarındaki teknik hataların düzeltilmesi çalışması yapıldığı, bu çalışmaya karşı davalı ... tarafından İstanbul Kadastro Mahkemesi'nin 2018/187 Esas 2019/92 Karar sayılı dosyasında dava açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine istinaf talebinin esastan reddedildiği ve kararın temyiz edilmemesi üzerine 11.03.2020 tarihinde kesinleştiği, böylece dava konusu 6807 ada 78 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığının sabit olduğu, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı, davalı tarafın emsal nitelikte bir taşınmaz verilmesi veya taşınmazın rayiç bedeli kadar tazminatın ödenmesi gerektiği bu yönde hüküm kurulmadığına ilişkin istinaf talebi yönünden ise dosya içerisinde davalı tarafından açılmış karşı bir dava bulunmadığı, yine talepleri yönünden herhangi bir harçlandırılmış müdahale talebi de bulunmadığından ilk derece mahkemece değerlendirme yapılmamasında da bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.