Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/2120 K.2025/4657

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/2120 📋 K. 2025/4657 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2025/2120 E.  ,  2025/4657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 1959/2 E., 1988/149 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın reddine dair verilen karar Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince onanmış ve karar kesinleşmiştir.
Davalı ... mirasçısı ...'un hükmün tavzihine ilişkin talebi, İlk Derece Mahkemesince ek kararla reddedilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi ek kararı davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu 54 parsel sayılı taşınmaz hakkında Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 1959/2 Esas sayılı kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, 14.06.1999 tarihli ve 1988/149 Karar sayılı karar ile, davacı Hazinenin açtığı davanın reddine karar verilmiş ve karar Yargıtay incelemesinden geçerek 03.06.1994 tarihinde kesinleşmiştir.
Talepte bulunan ..., Diyarbakır Kadstro Mahkemesinin 1959/2 Esas ve 1988/149 Karar sayılı dosyasında, dava konusu 54 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilirken, babası ...'un 8/672 hissesinin yazılmadığını, bahsi geçen payın babasının olduğunu, babasının kardeşlerine de kararda 8/672 hisselerinin verildiğini belirterek, bahse geçen karardaki maddi hatanın düzeltilmesi ile babası ...' un 8/672 hissesinin yazılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 28.02.2025 tarihli ek kararla, talepte bulunan ...'un, dava konusu ... Mahallesi 54 no.lu parselde babası ...'un hissesinin yazılmadığını, bu nedenle gerekçeli karardaki maddi hatanın düzeltilmesi ile babası ...'un 8/672 hissesinin yazılmasını talep ettiği ancak talebin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 304 ve 305. 305/A maddelerinde düzenlenen " tavzih" "tashih" ve "hükmün tamamlanması" kurumları ile düzeltilebilecek bir husus olmadığı, dosyanın karara çıkıp kesinleştirme işlemi yapılmış olduğu gerekçeleri ile talebin reddine karar verilmiş, ek karar davalı ... mirasçısı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Kanuna göre Mahkemece verilen bir kararda düzeltme yapılabilmesi iki hal ile sınırlı olarak kabul edilmiştir. Bu hallerden ilki 304. maddede düzenlenen “hükmün tashihi”, diğeri ise 305. maddede düzenlenen “ hükmün tavzihi”dir.
6100 sayılı Kanun'un hükmün tashihini düzenleyen 304. maddesinde, “Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir.” kuralına; hükmün tavzihinin yer aldığı 305. maddesinde ise "Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.” kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, her ne kadar davalı ... Mirasçısı ...'un talebi, 6100 sayılı Kanun'un 304 ve 305. 305/A maddelerinde düzenlenen " tavzih" "tashih" ve "hükmün tamamlanması" kurumları ile düzeltilebilecek bir husus olmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin 1959/2 Esas ve 1988/149 Karar sayılı kararı incelendiğinde, dava konusu 54 parsel sayılı taşınmaz hakkında hükümde hisselendirme yapılırken, taşınmazın toplamda 672 pay olarak kabul edilmesine karar verilmesine rağmen, hükümde pay ve payda eşitsizliği yaratılmış, eksik paylar kaldığı anlaşılmıştır. Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kadastro hakimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorundadır. Mahkemece, bu husus göz önüne alınmadan, davalı mirasçısı ...'un talebinin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda, Mahkemece yapılması gereken iş, az yukarıda bahsi geçen hükümler doğrultusunda, duruşma açılıp taraf teşkili sağlanarak, davalının talebi hakkında, yapılacak yargılama sonucunda oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır. Yanılgılı değerlendirme sonucu talebin reddine karar verilmesi hatalı olup, ek kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2025 tarihli ek kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.