Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/3300 K.2025/4675

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/3300 📋 K. 2025/4675 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/3300 E.  ,  2025/4675 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1161 E., 2023/307 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/57 E., 2021/76 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 851 parsel sayılı 7.280 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 134 ada 43 parsel numarasıyla 7.766,99 m² yüzölçümlü olarak, 852 parsel sayılı 4600 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, 134 ada 27 parsel numarasıyla 5.025,28 m² yüzölçümlü olarak, tarla vasfıyla tespit edilmiş olup, malik haneleri ise davalıdır şerhi konularak boş bırakılmıştır.
Davacı ... ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... köyü eski 851 ve 852 parsel (yeni 134 ada 43 ve 27 parsel) sayılı taşınmazların 1959 tarihinde yapılan tesis kadastrosu sırasında murisleri ... adına tespit edildiğini, tapuda taşınmazın malik hanesinin boş bırakıldığını öğrendiklerini belirterek, taşınmazların muris ... adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili ve davalı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi vekili cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dosya kapsamında yapılan keşif alınan bilirkişi raporları doğrultusunda her ne kadar taşınmazlarda son yıllarda ekonomik amaca uygun bir kullanımdan bahsedilmese de taşınmazların evveliyatları itibari ile orman sayılmayan yerlerden olduğu ve muris ile davacı mirasçıların tasarrufunda bulunmasından dolayı bölgenin genelinde tarımsal üretimin yapılmadığı, sadece son yıllarda tarımsal üretimin yapılmaması sebebi ile davacıların mülkiyet haklarından yoksun bırakılamıyacakları, davacılardan ... de tescil talebinde bulunmuş ise de davacı keşif esnasında muris ...'in amcası olduğunu, diğer davacıların izni ile taşınmazları kullandığını, tescile ilişkin talebinin olmadığını beyan ettiği, davacı vekilininde ... yönünden davayı sehven açtıkları ve ... yönünden tescil talepleri olmadığını beyan ettiği, dosya kapsamına göre de taşınmazların muris ... mirasçılarını ait olduğu ve davacı ...'un da ... mirasçılarından olmadığı anlaşıldığından dava konusu taşınmazların davacı ... dışındaki davacılar adlarına tescili gerektiği ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... mahallesi/köyün de bulunan 134 ada 43(eski 851) parsel ile 134 ada 27 (eski 852) parsel sayılı taşınmazların yenileme kadastrosundaki yüzölçümü ile muris ... mirasçıları davacılar ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince; "... dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye,yapılan keşfe, keşifte dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına, bilirkişi raporlarında yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastro çalışmaları sırasında tahdit dışında bırakıldığı, İlk Derece Mahkemesince tahdit öncesinde taşınmazın hava fotoğrafları ve memleket haritalarına göre orman olmadığının belirlendiği, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olmadığı, dava konusu taşınmazların güneyinde ve doğusunda bulunan eski 846 ve 854 parsel sayılı taşınmazların mahkeme ilamıyla tescil edilmiş olduğu, dosyaya sunulan ziraat bilirkişi raporuna göre parseller üzerinde çok yıllık meyve ağaçlarının bulunduğu, taşınmazlar yönünden adına tescil kararı verilen muris ... yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde yazılı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.