Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/7730 K.2025/4676
8. Hukuk Dairesi 2022/7730 E. , 2025/4676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/934 E., 2021/878 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2016/2 E., 2020/9 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Bakanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı ... Bakanlığı aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Türkiye Elektrik İletim AŞ (...) vekili, davalılar ..., ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kocaeli ili ... ilçesi ... ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, 4741 ada 3 parsel sayılı 5260 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, taşınmaz ve üzerindeki zeytin ağaçlarının 2008 yılından beri ... kızı ..., ... evlatları ..., ..., ... ve ...’un kullanımında olduğu, ... Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün 28.05.2015 tarih 630 sayılı yazısından anlaşılacağı üzere ölçü krokisinde (A) harfi ile gösterilen 4.038,67 m²lik alanın park alanında ve ölçü krokisinde (B) harfi ile gösterilen 1.221,33 m²lik alanın yolda kaldığının anlaşıldığı, ölçü krokisinde gösterildiği şekilde parsel üzerinde enerji nakil hattı geçtiği" şerhleri verilerek, bahçe vasfıyla 08.12.2015 tarihinde Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Kocaeli ili ... ilçesi ... ... köyünde 01.07.1988 tarihinde 6831 sayılı Kanun’un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B uygulama çalışmalarının ilan edildiğini, 06.01.2016 tarihinde ise 3402 sayılı Kanun’un 5831 sayılı Kanun'la eklenen Ek 4. madde çalışmalarının yapıldığını ve 4741 ada 3 parselin ilana çıkarıldığını, 2082 parselin 3402 sayılı Kanun’un Ek 4. maddesi kapsamında yapılacak çalışmalar nedeniyle tapu kütüğünün kapatıldığını, taşınmazın tamamının 6831 sayılı Manun' un 2/B maddesi kapsamındaki alan içinde kaldığını, ancak bu yerin Orman İdaresine tahsis edilen yer olduğunu, dolayısıyla 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi çalışmalarına konu edilemeyeceğini ileri sürerek, bu çalışma kapsamında yapılan tespitin iptali ile kullanıcı şerhinin kaldırılarak taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ..., ... ve ... cevaplarında; dava konusu taşınmazın 1971 yılında yapılan köy senediyle murisleri tarafından satın alındığını ve zilyet edildiğini, ecrimisil ödendiğini, murisin 1973-1974 yıllarında 50 adet zeytin ve meyve ağacı diktiğini, taşınmazın 1985 yılında orman sınırları dışına çıkarıldığını, Kocaeli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1989/934 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda da tarım arazisi olduğunun ve Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığının belirtildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
Dahili Davalı ... vekili cevabında; davalı kurumun dava konusu 4741 ada 3 parsel (eski 483 parsel) üzerinde 3263 m²lik istifak hakkı olduğunu, taşınmazın üzerinde enerji nakil hattı bulunduğunu belirterek, irtifak hakkının aynen korunmasını, taşınmaz orman vasfında olmadığından davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... fen bilirkişisi tarafından 1982 yılına en yakın hava fotoğrafları (1968 ve 1971 tarihli) ve 3402 sayılı Kanun'un Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosuna en yakın tarihli uydu fotoğrafları incelenip, taşınmazın hava ve uydu fotoğraflarındaki durumu gösterilerek tanzim edilen raporda dava konusu edilen taşınmazın orman niteliğini kaybettiği ve hava fotoğraflarında orman sayılmayan sahada yer aldığına dair tanzim edilen rapor, orman mühendisi bilirkişi kurulu tarafından taşınmazın 3116, 4785, 5658 ve 6831 sayılı Kanunlar kapsamında orman sayılmayan alanda bulunduğuna dair rapor ile ziraat bilirkişisi tarafında orman niteliği kaybolmuş taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, ağaçların sayısı ve yaşları belirlenerek taşınmaz üzerinde tarım yapıldığına ilişkin tanzim edilen raporlar dikkate alındığında taşınmazın orman vasfında olmadığı ve eylemli orman niteliği taşımadığı, Hazine ile kullanıcı olarak tespit edilen kişiler davalı gösterilerek eldeki davanın açılmış olduğu ve yargılama sırasında mahkemece Çevre ve Orman Bakanlığını davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verildiği, dahili davalı olarak Bakanlık davada yer almış ise de 01.03.2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak (konumuzla ilgili hükümleri bakımından) yayımı tarihinde yürürlüğe giren 26.02.2014 tarihli ve 6527 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle, 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci ilâ dördüncü fıkraları değiştirilmiş olup, bu değişiklikle ilgili Bakanlığın hasım mevkinden çıkarıldığı, bu nedenle anılan Bakanlığın bu tür davalarda taraf sıfatının bulunmadığı ..." gerekçeleriyle, davacı ... İdaresinin Orman Bakanlığına karşı açılan davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılara karşı açılan davanın ise ispatlanamadığından reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın yapılan kullanım kadastro çalışmalarından sonra ağaçlandırılmak üzere 1997 yılında Orman İdaresine tahsis edildiği ve taşınmazın cins değişikliği yapılarak orman olarak Hazine adına tescil edildiği, dolayısıyla 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışarısına çıkartılan kısım kalmadığından kullanım kadastrosu yapılamayacağı, bu nedenle tutanağının iptali gerektiği ..." gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kocaeli Kadastro Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2016/2 Esas 2020/9 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden esası ile ilgili olarak yeniden hüküm munulmak suretiyle, davalı ... Bakanlığına karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kabulüne ve dava konusu Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 4741 ada 3 parsele ilişkin 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesine göre düzenlenen kadastro tutanağının iptali ile eski parsel numarasıyla orman niteliğiyle Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, dava konusu parsellerin beyanlar hanesindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiş ve iş bu karar, davalı ... vekili ile davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekili ile davalılar ... ve ...'un temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
80,70'şer TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'şer TL'nin temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.