Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4246 K.2025/4684

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4246 📋 K. 2025/4684 📅 18.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/4246 E.  ,  2025/4684 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/427 E., 2024/744 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/16 E., 2022/90 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kullanım kadastrosu sırasında, Ankara ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 129 ada 50 parsel sayılı 1.085,80 m² yüzölçümündeki taşınmaz, arsa vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş ve kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1995 yılından beri ... oğlu ... ...’in kullanımında olduğu" şerhi verilmiştir.
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; Ankara ili ... ilçesi ... köyü 129 ada 50 parsel sayılı arsa ve üzerinde bulunan konutu davacıların şu an hayatta olmayan babaları ...'in yıllarca kullandığını, davalı ... ... adına tescilinin yapılacağının ilan edildiğini, yapılan tespit işleminin yanlış olduğunu, davacıların da paylarının bulunduğunu beyan ederek, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 129 ada 50 parselin orman vasfı ile Hazine adına yapılan tespite itirazlarının kabulü ile taşınmazın davacılar adına ayrı ayrı tescilinin mümkün olması halinde ayrı ayrı tesciline, mümkün olmaması durumunda payları oranında tesciline karar verilmesini talep ettikten sonra yargılama sırasında, itirazlarının kullanım kadastrosuna ilişkin olduğunu, taşınmazın beyanlar hanesinde ... ...'in adının yazılmasına ve iki katlı ahşap evin onun adına yazılmasına itiraz ettiklerini, bu yerlerin kök muris ...'e ait olduğunu, beyanlar hanesinin bu şekilde düzeltilmesini istediklerini beyan etmiştir.
Davalı ... İdaresi vekili cevabında; Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi sınırları içerisindeki parsellerin hukuka ve hakkaniyete uygun olarak orman vasfında Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu yerin tamamının orman vasfı taşıdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... cevabında; dava konusu yerin babası ...'e ait olduğunu, üzerindeki evi de babasının 1946 yılında yaptığını, kendisinin sadece 1985 yılından sonra tadilat yaptığını beyan etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın, davacıların ve davalının ortak murisi ... tarafından kullanıldığı, ... vefat ettikten sonra mirasçıları arasında mirasın taksim edilmediği, mirasçılar arasında miras paylaşımı yapılmadığı müddetçe mirasçılardan birinin tereke malı üzerindeki fiili kullanımı tüm mirasçılar adına yapılan fiili kullanım olduğundan dava konusu taşınmazın ... mirasçılarının müşterek kullanımında olduğunun anlaşıldığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 129 ada 50 parsel sayılı arsa niteliğindeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesinde geçen "1995 yılından beri ... oğlu ... ...'in kullanımındadır. Üzerindeki iki katlı ahşap ev ... oğlu ... ...'e aittir." şerhinin iptali ile yerine "...'in mirası toplam 768 pay olarak kabul edilerek; 96 payının ... kızı ... TC nolu ...'a, 96 payının ... kızı ... TC nolu ...'a, 18 payının ... kızı ... TC nolu ...'e, 558 payının ... oğlu ... TC nolu ... ...'e ait olmak üzere müştereken kullanımlarında olduğu ve üzerindeki iki katlı evin yukarıda adı geçen kişilerin payı oranında kendilerine ait olduğu şerhinin yazılarak, "6831 sayılı kanunun 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmıştır" şerhi de baki kalmak üzere Hazine adına arsa niteliği ile tespit ve tesciline, davalı ... İdaresine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş; hükme karşı, davacılar vekili ve davalı Hazine vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince; "... dava konusu taşınmazın öncesinde davacılar ile davalı ... ...’in kök murisi ... tarafından kullanıldığı, ...’nin vefatından sonra mirasçıları arasında mirasının taksim edilmediği, mirasçılar arasında miras paylaşımı yapılmadığı müddetçe mirasçılardan birinin tereke malı üzerindeki fiili kullanımının tüm mirasçılar adına yapılan fiili kullanım olduğunun kabulü gerektiği, dava konusu taşınmazların ...'nin mirasçılarının müşterek kullanımında olduğu sonucuna varıldığından İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden istinaf talebine gelince, Kadastro Mahkemelerinde avukatlık asgari ücret tarifesi yerine 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 31/3 maddesi uyarınca vekalet ücreti takdir edileceği, İlk Derece Mahkemesince 3402 sayılı Kanun’un 31/3 maddesi gözetilerek davacı taraf lehine 500,00 TL vekalet ücreti takdir edilmesinde ve yargılama giderlerinin hesaplanmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacılar vekilinin ve davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.