Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1089 K.2025/4665
8. Hukuk Dairesi 2025/1089 E. , 2025/4665 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/805 E., 2024/2002 K.
KARAR : İstinaf talebinin kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/510 E., 2022/561 K.
Taraflar arasındaki mükerrer kaydın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 1633 parsel sayılı 230,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz 1951 yılında yapılan kadastro sırasında Hazine adına tespit edilmiş, daha sonra 2016 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda 179 ada 4 parsel numarasıyla ve 151,04 m² yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiş, beyanlar hanesine "179 ada 3 ve 5 sayılı parseller ile mükerrerdir." şerhi yazılmıştır. Dava konusu Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan eski 2291 ve 2338 parsel sayılı 740,00 m² ve 1.090,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 1986 yılında 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına Aykırı Yapılara Uygulanacak Bazı İşlemler ve 6785 sayılı İmar Kanununun Bir Maddesinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun'un (2981 sayılı Kanun) 10/b maddesi kapsamında düzenlenen tutanaklar ile tapulama sırasında 1633 parsel numarası altında sınırlandırmaların yapıldığı, 2291 sayılı parsel üzerine 1975 yılında ... tarafından ev yapıldığı belirtilerek 70/740 payı Hazine 700/740 payı İl Özel İdaresi adına, 2338 sayılı parsel üzerine 1979 yılında ... tarafından ev ve müştemilat yapıldığı belirtilerek 110/1090 payı Hazine 980/1090 payı İl Özel İdaresi adına tespit edilmiş, daha sonrasında her iki parselde İl Özel İdaresi adına tescil edilen paylar 2014 tarihinde kamu kurumları arasında devir yoluyla ... Belediyesi adına tescil edilmiştir. 2016 yılında 3402 sayılı Kanun'un 22/A maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda eski 2291 sayılı parsel yeni 179 da 3 parsel numarasıyla ve 7.818,58 m² yüzölçümü ile, eski 2338 sayılı parsel yeni 179 ada 5 parsel numarasıyla ve 1.146,23 m² yüzölçümü ile tespit ve tescil edilmiş, her iki parselin beyanlar hanesine ayrı ayrı "179 ada 4 sayılı parsel ile mükerrerdir." şerhi yazılmıştır.
Davacı ... vekili; Ankara ili ... ilçesinde muhtelif mahallelerde yapılan 22/A uygulaması çalışmaları sonucunda, ... Mahallesi 179 ada 3 parsel, 179 ada 4 parsel, 179 ada 5 parsel sayılı taşınmazlarda mükerrerlik tespit edildiğini ve tapu kayıtlarına mükerrerlik şerhi konulduğunu, mükerrerliğin giderilmesi için 1515 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre davalılara yapılan tebligat ile 2 aylık süre verildiğini, ancak davalılar tarafından açılmış herhangi bir davanın bulunmadığını, bu nedenle ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada 3 parsel, 179 ada 4 parsel ve 179 ada 5 parsel sayılı taşınmazlardaki mükerrerliğin giderilerek tapu kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu ... Mahallesi, 179 ada 4 parselin 08.01.1951 tarihinde tapulama tutanağının düzenlenmiş olduğu, tutanağın 20.09.1951 tarihinde kesinleştiği, ... Mahallesi 179 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların ise 1986 yılında ilk tapulama tutanaklarının düzenlendiği ve tutanakların 1992 yılında kesinleştiği, ikinci kadastro yasağını düzenleyen 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinde “Evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa, ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medenî Kanununun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde, ikinci defa yapılan kadastro, tapu sicil müdürlüğünce re’sen iptal edilir....” hükmüne yer verildiği, Kanun'un bu hükmüne göre, evvelce kadastrosu yapılan bir taşınmazın daha sonra yeniden kadastroya tabi tutularak tapuya tescil edilmiş olduğunun anlaşılması halinde; ilk yapılan kadastroya itibar edilir, ikinci defa yapılan kadastro hükümsüz sayılacağı, bu sebeplerle, ... Mahallesi, 179 ada 4 parselin mevcut yenileme sınırları korunarak, ... Mahallesi, 179 ada 3 ve 179 ada 4 parsel numaralı dava konusu taşınmazların mükerrer kısımlarının iptaline karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kabulü ile Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada, 3 numaralı parselinin harita mühendisi ...'in 06.05.2022 tarihli raporunda ekli krokide taralı olarak (B) harfi ile gösterilen 22.46 m²'lik alanının tapudan terkinine, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada, 3 numaralı parselin yüzölçümünün 696,12 m² olarak düzeltilmesine Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada 5 numaralı parselinin harita mühendisi ...'in 06.05.2022 tarihli raporunda ekli krokide taralı olarak (A) harfi ile gösterilen 128,57 m²'lik alanının tapudan terkinine, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada, 5 numaralı parselin yüz ölçümünün 1.017,66m² olarak düzeltilmesine Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada, 4 numaralı parselinin sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiş, hükmün davalı ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince dosya arasına getirtilen tutanak ve belgeler, haritalar, yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu eski 1633 (yeni 179 ada 4) parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 1951 yılında 5602 sayılı Kanun'a göre yapıldığı, taşınmazın otluk yeri vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, dava konusu eski 2291 ve 2338 (yeni 179 ada 3 ve 5) parsel sayılı taşınmazların 1986 yılında 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesine göre düzenlenen tutanak ile paylı olarak Hazine ve İl Özel İdaresi adına tespit ve hükmen tescil edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesinde "evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosu yapılamaz. Bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tabi tutulmuşsa ikinci kadastro bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılır ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesine göre işlem yapılır. Süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastro tapu sicil müdürlüğünce resen iptal edilir." düzenlemesinin bulunduğu, aynı maddenin (b) bendinde ise "daha önce sadece tapu tahriri yapılan veya 2859 sayılı Tapulama ve Kadastro Paftalarının Yenilenmesi Hakkında Kanun'a göre yenileme yapılacak yerler ile 2981 sayılı Kanun hükümlerine tâbi yerlerde birinci fıkra hükmü uygulanmaz." şeklinde düzenleme yapıldığı, toplanan delillere göre her ne kadar tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan 179 ada 4 parsel sayılı taşınmaz kadastro parseli olup tespit tarihi daha eski ise de tapuda Hazine ve ... Belediyesi adına kayıtlı olan 179 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/b bendinde sayılan ve ikinci kadastro sayılmayacağı belirtilen 2981 sayılı Kanun gereğince oluştuğu, bu durumda 1986 yılında 2981 sayılı Kanun'a göre yapılan kadastro tespitine değer verilmesi gerektiği dikkate alındığında mükerrerliğin 179 ada 4 sayılı parselden terkin edilmesi gerekirken 1986 yılında 2981 sayılı Kanun'a göre yapılan tescilin ikinci kadastro sayılarak mükerrerliğin 179 ada 3 ve 5 sayılı parsellerden giderilerek karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçeleri ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.11.2022 tarihli ve 2020/510 Esas, 2022/561 Karar sayılı kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kabulüne, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada 4 sayılı parselin tapudan terkinine, Ankara ili ... ilçesi ... Mahallesi 179 ada 3 ve 5 parsel sayılı taşınmazların sınırlarının aynen korunmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.