Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2906 K.2025/4366

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2906 📋 K. 2025/4366 📅 02.06.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2906 E.  ,  2025/4366 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/780 E., 2023/1237 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/315 E., 2020/117 K.
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, hükmün kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava konusu Antalya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan eski 1635 parsel, tapuda 120.700 metrekare tarla olarak tapuda davalılar adına tescilli iken 2018 yılında yenileme kadastro çalışmaları sonucu 28906 ada 33 parsel numarası ile 20703,54 metrekare alanla davalılar adına kaydedilmiştir. Dava konusu parselin geldisi olan 262 parsel 83.500 metrekare yüzölçümü ile tarla vasfıyla davalıların bayii ... oğlu ...'ın Temmuz 1955 tarih 86 no.lu tapu kaydına istinaden 4753 sayılı Kanuna göre tapuya tescil edilmiştir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) göre 1946 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1952 yılında 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanuna göre yapılan makiye ayırma işlemi ile 2008 yılında yapılan 3116 sayılı Kanuna göre yapılmış orman tahdidinin aplikasyonu çalışması bulunmaktadır.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, ... ilçesi, ... köyü sınırları içerisinde bulunan 1635 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen Devlet orman sınırları içerisinde kaldığı, Antalya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/172 Esas sayılı dosyası ile S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Kooperatifi tarafından vekil edeni İdare aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının yargılaması sonucunda 2014/635 Karar sayılı kararıyla; davacının dava konusu taşınmazda mülkiyet hakkının kalmadığı belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına kararı verildiği, devlet ormanlarının Anayasanın güvencesi altındaki yerlerden olup, tapu kaydı, zamanaşımı, vergi kaydı ve zilyetlik sebepleriyle iktisabının mümkün olmadığı iddiasıyla 1635 parsel sayılı taşınmazdaki davalılar adına olan tapunun orman sınırları içerisinde kalan kısımlarının iptaline, orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 29806 ada 33 parsel (eski 1635 parsel) sayılı taşınmazda orman mühendisi bilirkişiler ... ve ...'ın düzenleyip dosyaya sunduğu rapor ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 10.048,15 m²lik alanın orman tahdit haritasında kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından, ormanların özel mülke konu olamayacağı ve daraltılamayacağı gerekçesiyle; davanın kabulüyle; dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 29806 ada 33 parsel (eski 1635 parsel) sayılı taşınmazın Orman Mühendisi bilirkişiler ... ve ...'ın düzenleyip dosyaya sunduğu rapor ve ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 10.048,15 m²lik kısmın davalılar üzerine olan tapu kaydının iptali ile ayrı parsel numarası verilmek suretiyle orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm davacı ... İdaresi vekili, davalılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonunda; çekişmeli taşınmazın 262 parselden ifrazen geldiği, 262 parsel (B) bölümünün 1946 yılında yapılan orman tahdidi içerisinde bırakıldığı ancak fen ve orman bilirkişi raporlarına göre tamamının 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kaldığı ve 1955 yılında 4753 sayılı Kanuna göre tevziye tabi tutularak tapuya bağlandığı, 1978 yılında kesinleşen kadastro çalışmalarında toprak tevzi yoluyla oluşan 83.500 metrekare yüzölçümündeki bu tapu kaydının yine 83.500 metrekare yüzölçümü ile 262 parsele revizyon gördüğü ve ifraz edilerek 1635, 1636, 1637 ve 1638 parsellere ayrıldığı, davaya konu 1635 parselin uygulama kadastrosu sonucu 29806 ada 33 parsel olduğu, hükme esas alınan orman bilirkişi kurulu raporunda ise taşınmazın tamamının toprak muhafaza karakteri taşımayan maki tefrik sahasında kaldığı belirtildiğine göre, muhafaza makisi niteliğinde olmayan dava konusu taşınmaz hakkında 22.03.1996 tarih 1993/5 Esas 1996/1 Karar sayılı İçtihatları Birleştirme Kararının uygulanacağı ve bu taşınmaz hakkında 4753 sayılı Kanuna göre tesis edilen tapuya değer verileceği, özel kanun uyarınca verilen bu tapuya değer verilerek davacı ... İdaresi tarafından açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne dair hüküm kurulması isabetsiz ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı ... İdaresinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar ... ve diğerleri vekili, davalı ... vekili ve davalılar ... ve diğerleri vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ve kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2. maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ... İdaresi temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu yerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve özel mülke konu edilemeyecek yerlerden olduğunu, Mahkeme kararı eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak verildiğini, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan bu gibi yerlerde zilyetlik ve imar – ihyaya dayalı iktisap kabul edilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.