Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5207 K.2025/4381
8. Hukuk Dairesi 2023/5207 E. , 2025/4381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1768 E., 2023/527 K.
KARAR : İstinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/54 E., 2021/102 K.
Taraflar arasındami dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi hükümleri uyarınca orman sınırları dışına çıkarılması ve davacı lehine kullanıcı şerhi verilmesi talebine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... dava dilekçesinde; Bolu ili ... ilçesi ... beldesi ... köyünde, 2017 yılında 3402 sayılı Kanun'a göre tapulama ve bu kanuna göre Orman Kadastro ve 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmasının yapıldığını, 19.12.2017 tarihinde askı ile ilan edildiğini, yapılan bu Orman ve Tapulama Kadastrosunda babalarından kendisine miras kalan 707, 708 ve 710 parsel nolu taşınmazların orman sınırları içinde bırakıldığını, bu taşınmazların üzerinde 25 yıl önce taraflarınca dikilmiş kavakların mevcut olduğunu, tarımsal amaçlı kullanıldığını, ormanla ilgisinin olmadığını ileri sürerek, söz konusu işlemin iptali ile babasından kendilerine miras kalan tapularının verilmesini talep ettikten sonra 19.02.2019 tarihli celsede, 710 parseli sehven dava konusu ettiklerini ifade etmiştir,
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... çekişmeli taşınmazların her ne kadar orman toprağı olduğu yönünde kesin hüküm bulunmakta ise de, bu hükümde çekişmeli arazilerin ormanda açma olması nedeniyle özel mülke konu olmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle tapu kayıtlarının iptaline karar verildiğinin görüldüğü, çekişmeli taşınmazlar ile aynı nitelikteki komşu taşınmazların özel mülkiyete konu edildiği, 800 parsel nolu taşınmazın ise Hazine adına tarla vasfıyla tescil edildiği, benzer nitelikteki komşu taşınmazlara farklı hukuki durumların uygulanmasının Anayasadaki eşitlik ilkesine aykırı olduğu, çekişmeli taşınmazların kadimden beri tarım arazisi olduğu, orman sayılan yerlerden olmadığı, her ne kadar hükmen orman olarak tesciline karar verilmiş ise de 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 707 ve 708 parsellerin orman sınırları dışına çıkarılmasına, tapu kayıtlarında yazan orman vasfının iptali ile tapunun beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır. ...'ın kullanımındadır” ibaresinin yazılmasına karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından, "Hazine aleyhine açılan davanın husumet yokluğu, hak düşürücü süreler, taşınmazın niteliği gereği devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunun tespiti sonucu reddi gerektiği" iddiasıyla, davalı ... İdaresi vekili tarafından ise, "hükme dayanak bilirkişi raporunda dava konusu 707 ve 708 nolu parsellerin 709, 800 ve 710 sayılı parsellere sınır olması nedeniyle bu parsellere bakılarak orman içi açıklık olmadığının belirtildiği, ancak dava konusu tüm komşu parsellere bir bütün olarak bakıldığında, ... köyü 101 ada 1 parsel ve Tavşansuyu 120 ada 106 parsel numaralı orman arazilerinin içinde, orman alanı içinde kalan bir açıklık olduğu, Orman İdaresi tarafından 707-708 parsellerde yapılan kabak ve ceviz ağaçlandırmasının toprak muhafazası ve iyileştirilmesi amacıyla 6831 sayılı Orman Kanun'u uyarınca yapılmış olduğu, hükme dayanak bilirkişi raporunda taşınmazların orman muhafaza karakteri taşımadığı yönündeki tespitin gerçeği yansıtmadığı, daha önce alınan 18.06.2019 tarihli orman ve ziraat bilirkişi raporlarında dava konusu parsellerde tarım yapıldığına dair herhangi bir emarenin bulunmadığının tespit edildiği" iddiasıyla istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... İlk Derece Mahkemesince verilen kararın dosya kapsamına uygun düşmediği, dava konusu taşınmazların alınan bilirkişi raporlarına göre yapılmış ve kesinleşmiş Orman Kadastrosuna göre orman sayılan yerlerden olduğu, Kanun'a göre orman sınırları dışına çıkarma yetkisinin Orman Kadastro Komisyon'unda olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarma işleminin Hazine adına yapıldığı, orman dışına çıkartılan alanlarda kullanım kadastrosu yapılması işleminin idari bir tasarruf olduğu, bu konuda idareyi zorlayıcı nitelikte dava açılamayacağı gibi İlk Derece Mahkemesince idare yerine geçilerek işlem yapılmasının da mümkün olmadığı, çekişmeli taşınmazda kullanım kadastrosu ve güncellemeye ilişkin bir çalışma yapılmadığı, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu ..." gerekçesiyle davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ve iş bu karar dava tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı temyiz dilekçesinde; taşınmazların 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılması gerektiğini, üzerlerinde kavak ağacı bulunduğunu, orman vasfında olmadığını, taşınmazların atalarından beri zilyedi olduğunu, mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.