Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/631 K.2025/4326

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/631 📋 K. 2025/4326 📅 29.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/631 E.  ,  2025/4326 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/38 E., 2019/210 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi istemli davandan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 419 parsel sayılı 11.950,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle davalı gerçek kişilerin murisi ........ adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde kain 419 parsel nolu taşınmazın tamamının öteden beri Devlet ormanı olup kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu parselin Devlet ormanı olması nedeni ile taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, gerek orman kadastrosunun kesinleşmesinden önce ve gerekse orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra tesis edilen tapuların ormanlar özel mülkiyete konu olamayacağı için hukuki bir değer taşımadığını, tüm el değiştirmelerin hukuken geçersiz olduğunu beyan ederek, ...Mahallesinde kain 419 parsel sayılı taşınmazın .............adına olan tapusunun iptaline, tapu kaydı üzerindeki ......... AŞ Genel Müdürlüğü ve ... adına yazılı kayıtların, ipoteğin ayrı ayrı terkinine, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, müdahalenin men'ine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevabında; banka ipoteğinin Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu gereğince konulduğunu ve şubeye ipoteğin fekki hususunda talimat verildiğini, dava konusu ipotek fek edilip dava konusuz kaldığını ve bu davanın açılmasına Banka sebebiyet vermediğini belirterek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne ve ...Mahallesinde kain 419 parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davalıların taşınmaza müdahalesinin men'ine, ...Mahallesinde kain 419 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı üzerindeki TC Ziraat Bankası AŞ Genel Müdürlüğü ve ... adına yazılan kayıtların ve ipoteğin ayrı ayrı terkinine dair ilk karar, bir kısım davalılar vekili ve Ziraat Bankası AŞ vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 22.02.2016 tarihli ve 2015/5427 Esas, 2016/2049 Karar sayılı ilamıyla; "... davalılar ...ve arkadaşları vekilinin tapu iptali ve tescil kararına, davalı..........vekilin ipotek şerhinin terkini kararına ilişkin temyiz itirazları yönünden, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman kadastro haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucunda dava konusu 419 sayılı parselin tamamının kesinleşmiş orman kadastro sınırları içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve ormanların korunmasına ilişkin Anayasanın 169 ve 6831 sayılı Kanunun 93. maddeleri karşısında, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağı gözetilerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile anılan yönlerden usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına karar verildikten sonra, davalılar ...ve arkadaşları vekilinin elatmanın önlenmesi davasına yönelik temyiz itirazları yönünden, dava konusu taşınmaz, davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatmanın söz konusu olmadığı açıklanarak, el atmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, aksi yönde karar verilmiş olmasının isabetsizliğine ..." değinilerek bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı ... İdaresinin dava konusu taşınmaza yapılan elatmanın önlenmesine ilişkin açtığı davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.