Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/672 K.2025/4329

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/672 📋 K. 2025/4329 📅 29.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/672 E.  ,  2025/4329 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/424 E., 2022/231 K.
KARAR : Davanın reddine
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ... vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının Milas ilçesi Damlıboğaz köyü Köyiçi mevkinde yer alan güneyinde yine davacıya ait 419 parselde kayıtlı taşınmaz, doğusunda mirasçılarına ait taşınmaz, kuzey doğusunda .............'a ait taşınmaz, kuzeybatısında ...........'a ait taşınmaz, batısında ........... ile .........'a ait taşınmazlar bulunan tahminen 7 dönümlük zeytinlik vasfındaki taşınmazı 1961 yılından beri zeytinlik haline getirerek kullandığını, taşınmazda tahmini olarak 150 - 200 adet civarında zeytin ağacı bulunduğunu, davacının tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bu taşınmazı davasız ve aralıksız olarak, yirmi yılı aşkın bir süredir malik sıfatıyla zilyetliğinde bulundurduğunu beyan ederek, taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.
Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 2016/3621 Esas, 2017/8040 Karar sayılı ilamıyla kararın bozulmuş ve bozma sonrası yapılan yargılama esnasında dava konusu taşınmazın bulunduğu mahalde 3402 sayılı Kadastro Kanun'u Geçici 8. maddesi kapsamında kadastrosu çalışması yapılarak, taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmiş olması nedeniyle dava dosyası görevsizlik kararı verilerek Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.
İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu taşınmazın 1965 - 1966 yılında seri bazda yapılıp kesinleşen orman kadastrosuna göre orman sayılmayan yerde kaldığı, ilk tesis kadastrosunun geçtiği 1965 yılında dava konusu taşınmazın taşlık olarak tespit harici bırakıldığı, 2021 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanun'u geçici 8. maddesi çalışması yapıldığı ve kadastro tespit tutanağının Damlıboğaz Mahallesi Dere Mevki 119 ada 66 parsel tarla vasfı ile 6.634,25 m² yüzölçümünde malik hanesi boş bırakılarak devredildiği, klizemetre ile yapılan ölçümde %37 eğime sahip olduğunun anlaşıldığı, 1953 tarihli hava fotoğrafında açık gri görünümde olup kuzeyinde seyrek olarak birkaç maki cinsi ağaçcık bulunduğu, 1974 tarihli hava fotoğrafında seyrek zeytin ağaçlarının görüldüğü, 1992 tarih ve sonrasında zeytinlik vasfında olduğu, ana kayanın yüzeyde yoğun olduğu kayalar arasında çatlaklarla bulunan toprak üzerinde yetişen delicelerin aşılanmasıyla oluşan bir zeytinlik olduğu, her ne kadar bilirkişi raporunda evveliyatı itibariyle orman toprağı olmadığı belirtilmiş ise de Yargıtay ilamında belirtildiği üzere 3573 sayılı Kanunun 2. ve devamı maddeleri gereğince tahsis edilip imar ve ıslah işlemleri tamamlanarak yetkili makamlarca yapılan temlik işlemine ya da tapuya dayanmadığından taşınmaz üzerinde bulunan ve orman ağacı niteliğindeki delice ağaçlarının aşılanması halinde orman sayılan yerlerde 3402 sayılı Kanununun 17. maddesinin uygulanmayacağı, %12’den fazla eğimli delicelerin muhafaza (koruma) makisi olduğunun kabulü gerektiği, bu yerlerin zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığı ..." gerekçesiyle davanın reddine ve dava konusu Muğla ili Milas ilçesi Damlıboğaz Mahallesi Dere mevki 119 ada 66 parsel sayılı taşınmazın 6634,25 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile Hazine adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.