Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/24 K.2025/4309
8. Hukuk Dairesi 2025/24 E. , 2025/4309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3256 E., 2024/2283 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/375 E., 2023/456 K.
Taraflar arasındaki kullanım kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kısmen kabulüne; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine ve davalılar yararına tek vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne; duruşma isteminin ise nitelikten reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
2019 yılında ................Mahallesi çalışma alanında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un (7143sayılı Kanun) geçici 1. maddesi uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında, 8196 ada 6 parsel sayılı 223,01 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "7143 sayılı Kanun'un Geçici 1 inci maddesi hükümlerine tabi tutulduğu ve taşınmaz üzerindeki üç katlı betonarme yapı ve arsasının .............................. ile ...'ın kullanımında olduğu".. şerhi yazılarak, arsa vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacılar ............... ve müşterekleri, çekişmeli taşınmazın kendileri ile davalı ... adına kullanıcı tespiti yapıldığını, taşınmazın tespit yüzölçümünün 223,01 m² olup müvekkillerinin taşınmada no:5/B de yer alan 152 m² yüzölçümlü bağımsız bölümün maliki olduklarını,hisse oranları açıkça belirtilmediğinden satın alma işleminin başlatılamadığını, kadastro çalışmaları yapılırken taşınmazın fiili kullanım durumu dikkate alınarak hisse oranı belirlenmediğinden kendileri ile davalı ... adına 1/7 ye denk gelecek şekilde eşit hisseli kullanım tespiti yapılmasının da hatalı olduğunu açıklayarak taşınmazın 152 metrekarelik bağımsız bölümünün müvekkillerine ait olduğunun tespiti ile bağımsız bölümün taşınmazın tamamına olan arsa payının belirlenmesi ve taşınmazda müvekkillerine ait bağımsız bölüm ve hisse oranı belirlendikten sonra , bunun 5/10 hissesinin müvekkili ..............'a; 1/10 ar hisselerinin de diğer müvekkilleri olan ............, ...........'a ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...davanın muhdesatın tespiti istemine ilişkin olduğu, tespit davalarının eda davasının öncüsü olup,eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı olduğu, somut olayda tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, şeklindeki gerekçe ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine davalılar lehine ayrı ayrı vekalet ücretri hükmedilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "Somut olayda;davacı vekili dava konusu taşınmazın kullanıcı şerhinde kullanım oranları belirlenmediği gerekçesi ile oran belirlenmesi ve tescili talep edilmişse de; dava konusu taşınmaz üzerinde kat mülkiyetine tabi bir yapı bulunmadığı, 7143 sayılı yasanın amacının kullanım durumu tespitine ilişkin olduğu, kullandım durumu tespiti yapılırken tarafların beyan ve bu doğrultuda tespite ilişkin hususların yer aldığı formaların hak sahiplerince de imza edildiği hususları dikkate alınarak, dava konusu taşınmaz 7143 sayılı Yasanın geçici 1. Maddesine göre mülkiyeti tapuda Sultanbeyli Belediyesi adına tescil edilen taşınmazlardan olduğu anlaşılmıştır. Eldeki dava 7143 sayılı Yasanın geçici 1. Maddesine göre yapılan kadastro işlemine karşı askı ilan süresinden sonra açılmış olup, bu davada sadece taşınmazların kullanım durumuna ve sınırlarına yönelik iddiaların dinlenme olanağı bulunmakta olup mülkiyet ve buna ilişkin oran belirleme iddiasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Bu yönü ile mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, farklı gerekçe ile red kararı verilmesi hatalı olmuştur. Vekalet ücretine yönelik istinaf talebi bakımından ise; mahkemece aynı sebeple hukuki yarar yokluğu nedeni ile davanın reddine karar verilmiş, ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. Maddesi "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünde olmasına rağmen, mahkemece tek vekalet ücretine hükmetmek gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine hükmolunması da hatalı olmuştur. Davacı vekilini bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir..." şeklindeki gerekçe ile istinaf isteminin kısmen kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine ve davalılar yararına tek vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve Kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.