Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2010 K.2025/4258

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2010 📋 K. 2025/4258 📅 28.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2010 E.  ,  2025/4258 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/25 E., 2021/216 K.
Yargıtay bozma ilamı sonrası yapılan yargılama sonrası İlk Derece Mahkemesince verilen karar davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ............. köyü hozanlı mevkiinde kain 106 ada 25 parsel sayılı 32.664,93 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın davalıların murisi ...adına tespit ve tescil edildiğini, davaya konu taşınmaz hakkında müvekkili idare personelince 21.06.2011 tarihinde zeminde yapılan tespitte, davaya konu taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olmadığı ve üzerinde hiçbir kimse tarafından tasarrufta bulunulmadığı, taşınmazın sadece Bozlar köyü kadastro çalışmaları sırasında bir defa sürülmek suretiyle kullanıldığı, ne kadastro öncesinde ne de daha sonrasında davaya konu taşınmazın kullanıldığını, bu yerin tapusuz olan yerlerden olması ve zilyetlik şartları da olmuşmamasına rağmen zilyetlik yolu ile davalı adına tespit ve tescil edildiğini, açıklanan nedenlerden dolayı davaya konu taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, mahallide yapılan 17.04.2014 tarihli keşif ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanları ile düzenlenen bilirkişi raporları karşısında, dava konusu yerin uzun yıllardır işlenmiş tarım arazisi niteliğinde olduğu ve bu yerin 50 yılı aşkındır Demirci Ailesinin zilyetliğinde bulunduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece mahkemesi kararının süresi içinde davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 09.10.2017 tarihli ve 2015/16667 Esas, 2017/6224 Karar sayılı ilamı ile yapılan inceleme ve araştırmanın hüküm kurmaya elverişli bulunmadığı, Mahkemece, mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, teknik bilirkişi, orman mühendisi bilirkişi ve 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılarak, taşınmazın niteliğine ilişkin rapor alınarak, davalı taraf lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekçesiyle karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonunda yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararı ile davalıların murisinin, .......... isimli kişiden taşınmazı satın aldığı ve hayatta iken ekip biçtiği, aralıksız davasız nizasız zilyet olarak kullandığı, 70 yaşındaki tanıkların dava konusu yerin .........ye ait olduğunun doğrulandığı, 1986 ve 1994 yılında taşınmazın tarla olarak kullanıldığının anlaşıldığı, yerel bilirkişi anlatımlarından, hava fotoğrafı ve memleket haritasından taşınmazın öncesinin tarla olarak kullanıldığı, taşınmazda imar - ihya işlemi yapılmadığı, orman mera sayılan yerlerden olmadığı, senetsizden iktisap ile 100 dönüm sınırının aşılmadığı, davalıların murisinin kullanımında olduğu, zilyetlik koşullarını sağladığı, dava konusu yerin devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gereken taşınmazlardan olmadığı kanaati ile hazinenin açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmasına rağmen davanın reddedildiğini, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davalılar murisi lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı iddiasına dayanarak, dava konusu taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
2008 tarihinde Kadastro çalışmaları sonucunda...köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 25 parsel sayılı ve 32.664,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların murisi olan ...adına tespit ve tescil edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.