Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/1494 K.2025/4280
8. Hukuk Dairesi 2025/1494 E. , 2025/4280 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/784 E., 2024/2114 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/162 E., 2023/642 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde zilyetlik şerhi verilmesi talepli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kısmen kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
................ Mahallesinde bulunan 5952 ada 5 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması sonucu ifrazı ile oluşmuş ve taşlık çalılık vasfı ile Hazine adına tescil edilmiş, 2010 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (2/B) maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkartılarak şerh verilmiştir.
Davacı vekili davacıların 30 yıldır zilyet olduğu taşınmaz üzerinde 2014 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında parselin sarı alan içerisinde kaldığı gerekçesiyle kullanıcı tespiti yapılmadığını bu nedenle taşınmazın adlarına tapuya tescilini olmadığı takdirde kullanım şerhi verilmesini talep ve dava etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede kullanım kadastrosu yapılmış ve dava konusu taşınmaz üzerine de kullanım kadastrosu yapılacağına dair şerh verilmiş ise de sözkonusu şerhin yargılama sırasında kaldırıldığı dolayısıyla kullanım kadastrosu yapılmamış taşınmaz hakkında beyanlar hanesine şerh verilmesi talebi ile dava açmasında hukuki yarar bulunmadığından reddine, tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 5925 ada 5 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan kök 392 parselden imar uygulaması ile giden, dava konusu taşınmaza da komşu olan ve dava konusu taşınmazla aynı hukuki durumu paylaşan 5925 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında İlk Derece Mahkemesince zilyetlik şerhinin kanulüne dair kararın, Dairenin 2019/146 Esas, 2020/241 Karar sayılı ilamıyla; "...Kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışması yapılmayan taşınmazlar hakkında kullanıcı şerhi verilmesi mümkün bulunmayıp, somut davada da dava konusu taşınmazın 2.madde uygulamasıyla hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ancak 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman dışına çıkartılan alanlarda kullanım kadastrosu yapılması hakkında 3402 sayılı Yasa'nın Ek-4. maddesi gereğince yapılmış bir kullanım kadastrosu ya da güncelleme çalışması bulunmadığından, anılan ilamlar doğrultusunda mahkemece idareyi kullanım kadastrosu yapmaya zorlayacak şekilde karar verilemeyeceği gibi, mahkemenin idare yerine geçerek böyle bir işlem yapma olanağı da bulunmadığı,.....Durum böyle olunca, Yargıtay 16.Hukuk Dairesi'nin 10.05.2016 tarihli ve 2016/6292 Esas, 2016/5370 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının, dava konusu yerin 2. madde kapsamında hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğuna ilişkin mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra idareye başvurarak çekişmeli taşınmazla ilgili kullanım kadastrosu çalışması yapılmasını talep etmesi gerekirken mahkemeye başvurarak dava açmasının isabetsiz olduğu; dolayısıyla ilk derece mahkemesince bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu istemin de kabulüne karar verilmiş olunmasının doğru olmadığı..."gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına ve dava konusu taşınmazın 31.12.2011 tarihinden önce davacının kullanımında olduğunun tapuya şerh vermesine ilişkin istemin reddine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 2021/7075 Esas, 2022/9873 Karar sayılı ilamıyla "...dava konusu yer hakkında davanın açıldığı tarihte kullanım kadastrosu yapılmadığına göre..." davacılar vekilinin tüm davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak karar tarihindeki maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin isabetsizliğine değinilerek hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, eldeki incelemeye konu dosyanın da aynı nitelikte olduğu dolayısıyla davacının zilyetlik şerhi verilmesi talebi ve tapu iptal tescil talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı ancak Hazine lehine nisbi olarak hükmedilen vekalet ücretinin hükümden çıkarılmasına , davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden hüküm kurulmuş, hükme karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı Hazine vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve katılma yoluyla davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davacının yatırmış olduğu 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.