Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/1820 K.2025/4290

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1820 📋 K. 2025/4290 📅 28.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/1820 E.  ,  2025/4290 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/461 E., 2023/1425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/449 E., 2017/129 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi, ...Mahallesi çalışma alanında bulunan 373 ada 1, 2, 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazların orman olduğu ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, dava konusu taşınmazların orman niteliğine haiz olduğunu, bu nedenle kesinleşmiş orman sınırı içinde bulunan kısımların orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek taşınmazların kesinleşmiş orman sınırı içinde bulunan kısımların tapusunun iptaline, davalıların taşınmazlara müdahalelerinin önlenmesine, orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istenmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.02.2017 tarihli ve 2014/449 Esas, 2017/129 Karar sayılı kararında, öncesi orman olan bir yerin orman dışına çıkarılmasının mümkün olmadığı ve orman toprağının zilyetlikle kazanılamayacağı, özel mülkiyete konu oluşturmasının hukuken mümkün olmadığı, bu suretle dava konusu taşınmaz bölümlerinin ilk orman tahdidinde devlet ormanında kaldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; 18.10.2016 tarihli ve 25.12.2016 tarihli rapor ve ek raporunda 373 ada 1 parselde (A) harfi ile gösterilen 1.504,06 metrekare, 373 ada 2 parselde (A) harfi ile gösterilen 170,58 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 469,42 metrekare, 373 ada 3 parsele tekabül eden 3.018,16 metrekare, 373 ada 6 parselde (A) harfi ile gösterilen 8.259,64 metrekarelik kısımların davalılar adına tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, davacı vekilinin meni müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/644 Esas, 2017/603 Karar sayılı kararında, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 345 ve 352. maddeleri gereğince, davacı tarafın süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; dava konusu taşınmazların 1953 yılında yapılan arazi kadastrosunda, senetsiz olarak tarla, bağ ve zeytinlik vasfıyla davalıların murisi ... adına tespit edildiği, dava konusu taşınmazlar yönünden, 63 nolu Orman Kadastro Komisyonunca 1996 yılında yapılıp 1998 yılında ilan edilen tahdidin ikinci kadastro niteliğinde olup hükümsüz sayılması gerektiği belirtilerek İlk Derece Mahkemesince kararının 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.3 maddesi gereğince kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin yukarıda sözü edilen 28.12.2017 tarihli kararına karşı yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 11.02.2019 tarihli ve 2018/1522 Esas, 2019/811 Karar sayılı kararıyla, “çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 10.07.1998 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve (2/B) madde uygulamasının 1953 yılında yapılan genel arazi kadastrosuna karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceğinden işin esasına girilerek yöntemine uygun şekilde istinaf incelemesi yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle hüküm bozulmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... İdaresi vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 09.01.2023 tarihli ve 2021/10338 Esas, 2023/46 Karar sayılı kararı ile “Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi yapılmayıp, yeniden hüküm oluşturulması gerektiği” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma kararı doğrultusunda davacı ... İdaresi vekilinin tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne; davaya konu Adana ili ...Mahallesinde bulunan bilirkişi kurulunun 18.10.2016 tarihli ve 25.12.2016 tarihli rapor ve ek raporunda gösterilen 373 ada 1 parselde (A) harfi ile gösterilen 1.504,06 m² 373 ada 2 parselde (A) harfi ile gösterilen 170,58 m² (B) harfi ile gösterilen 469,42 m², 373 ada 3 parsele tekabül eden 3.018,16 m², 373 ada 6 parselde (A) harfi ile gösterilen 8.259,64 m² kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı ... İdaresi vekilinin men'i müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde, mülkiyet haklarına yönelik İdare ve Mahkeme tarafından ihlalde bulunulduğunu, taşınmazın kendi adlarına tapuda kayıtlı olduğu ve bilahare yapılan Orman Kadastrosunun geçersiz sayılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kesinleşen Orman Kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazların tapu kaydının iptali ile tescil ve müdahalenin men'i istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
7139 sayılı Kanun'un 33. Maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.