Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/5778 K.2025/4178

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/5778 📋 K. 2025/4178 📅 27.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2023/5778 E.  ,  2025/4178 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/500 E., 2023/101 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : KDZ.Ereğli Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/14 E., 2019/32 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ............ köyü çalışma alanında bulunan 666 parsel sayılı 2.140,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsizden, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak, tarla niteliği ile ... ve müşterekleri adlarına tespit edildikten sonra, 01.05.1984 tarihli ek tutanakla taşınmazın havza-i fahmiye kapsamında olduğu belirtilerek tapulama harici bırakılmış olup, ..., ..., ... ve .........'ın itirazları üzerine kadastro komisyonunca, 666 sayılı parselin 27.02.1954 tarihli ve 111 sıra, 03.03.1975 tarihli ve 5 sıra, 15.08.1975 tarihli ve 35 sıra numaralı tapu kayıtları kapsamında kaldıklarından bahisle toplam 320 hisse itibariyle 58'şerden 232 payı .......evlatları ..., ..., ..., ......, 15 payı ......., 15 payı .......kızı ..., 58 payı ......oğlu ... adlarına paylı mülkiyet üzere tespitine karar verilmiş, bilahare 2004 yılında 2859 sayılı Kanun uyarınca yapılan yenileme kadastrosu sırasında taşınmaz 126 ada 13 parsel numarasıyla 2.013,22 m2 yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2. Davacı ... 04.10.1991 havale tarihli dava dilekçesinde; taşınmazda hissesinin daha fazla olduğunu öne sürerek, kadastro komisyon kararının iptali ile hatalı hissesinin düzeltilmesini talep etmiş; müdahil ... mirasçıları da, murislerinin de taşınmazda payının bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
3. Davacı Hazine vekili 16.05.2002 havale tarihli dava dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, komisyon kararı ile tutanağın beyanlar hanesindeki tüm ibarelerin de iptaline karar verildiğini ileri sürerek, taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiş; yargılama sırasında açılan dosyaların 1991/32 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildikten sonra, 666 parsel sayılı taşınmaz yönünden dosyanın tefriki ile eldeki esasına kaydı yapılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi ibraz etmemiş, bir kısım davalılar vekili yargılama aşamasındaki beyanlarında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... komisyon kararında geçen 27.02.1954 tarih ve 111 sıra numaralı tapu kaydının taşınmaza uymadığı, taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olmadığı, taşınmazın evveliyatında kök muris ... tarafından sağlığında ...ve ...'e bırakıldığının anlaşıldığı ..." gerekçesiyle, davacı ... davasının reddine, davacı ... ve asli müdahil ... mirasçılarının davalarının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, davacı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesinin yeterli inceleme ve araştırma yapmaksızın eksik inceleme ile karar verdiğini belirtilerek, kararın kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu taşınmaz üzerinde davacı ... ve asli müdahil ... mirasçılarının lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 20.05.2016 tarihli ziraat bilirkişine ait raporda çekişmeli taşınmaz üzerinde 45-50 yıllık fındık bahçesinin bulunduğunun belirtilmesine ve ayrıca taşınmaz üzeinde 1972 tarihli hava fotoğraflarında fındık ağaçlarının bulunduğunun anlaşılmasına ve 6100 sayılı Kanunun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Somut olayda; şahıslar adına yapılan 1982 tarihli tespitin 26.04.1984 tarihinde Teskere-i ......ve Havza-i Famiye içinde kaldığından ve kamu emlakı niteliğinde olduğundan bahisle tapulama harici bırakılmasına karar verilmiş, yapılan itiraz neticesinde ise 1068 parsel sayılı taşınmazda ......... hissesinin yarı yarıya ... kızı ... ile ......kızı ... adlarına düzeltilerek tapu siciline tesciline tutanağın beyanlar hanesindeki tüm ibarelerinin iptaline ve diğer niteliklerinin aynen onayına şeklinde karar verilmiş olup, davacı Hazine tarafından komisyon kararına karşı dava açılmasının sebebi, 17.01.1326 (1910) tarihli ve 289 sayılı Tezkere-i ........ ve 05.02.1958 tarihli ve 4/9925 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesiyle kömür havzası olarak belirtilen ve sınırları genişletilerek Zonguldak Taş Kömürü Havzasının Bartın, Karabük, Kastamonu ve Zonguldak illerinin ileri kısımlarını da kapsamı içine alan bu taşınmazları “kamu malı” sayması, ayrıca 10.10.1983 tarihli ve 96 Sayılı ..........Kuruluşu Hakkındaki Kanun Hükmündeki Kararname ile kömür sahasının kamu malı haline getirilmiş olması olup, her ne kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 718 inci maddesinde "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar." şeklinde düzenleme yapılmış ise de, 3303 sayılı Kanun'un 2 ve 3 üncü maddeleriyle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun (3213 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi hükmü gereğince, taşınmaz maliklerinin iktisap ettikleri taşınmazların altına malik olmaları mümkün bulunamamaktadır. Bu nedenle davalı gerçek kişiler adına komisyonca tescil kararı verilmişse de arzın altında bulunan madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmek suretiyle davalılar adına tescile karar verilmesi gerekmektedir.
İlk Derece Mahkemesince, bu yönde şerh verilmeksizin tescil kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmekte ise de, bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (V.B.2) nolu bentte açıklanan sebeplerle, davacı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
Davacı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (V.B.3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) nolu bendine, "... tapuya kayıt ve tesciline," ifadesinden sonra gelmek üzere "3303 sayılı Taş Kömürü Havzasındaki Taşınmaz Malların İktisabına Dair Kanun' un 2/4. maddesi uyarınca, taşınmazın altındaki madenlerin Devlete ait olduğunun tapu kütüğüne şerh verilmesine" cümlesinin eklenmesine ve hükmün, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.