Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/4875 K.2025/4183
8. Hukuk Dairesi 2024/4875 E. , 2025/4183 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2011/92 E., 2024/94 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ................. (.............) köyü çalışma alanında bulunan 106 ada 17, 18 , 19, 20 parsel sayılı sırasıyla 5.125,83 m2, 5.469,62 m2, 5.085,56 m2 ve 6.667,11 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak 106 ada 17 parsel sayılı taşınmaz davalılar ... ve ... adına, 106 ada 18 ve 19 parsel sayılı taşınmazlar ................... adına ve 106 ada 20 parsel sayılı taşınmaz ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu dava dilekçelerinde; tapu kaydına dayanarak, kadastro tespitinin iptali ile ............... (...............) köyü 106 ada 17, 18 , 19, 20 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesinden önce verilen davanın reddine dair önceki hükümler Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamlarında özetle; "... tapu ve vergi kayıtlarının uygulanmasına ilişkin yerel bilirkişi beyanlarının soyut ve gerekçesiz olduğu, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporunun keşfi izlemeye yeterli olmadığı, davacı Hazinenin taraf olmadığı tescil ilamıyla oluşan tapu kaydına esas ilamın Hazine yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı açıklanaram, davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının varsa haritası, revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazların kadastro tespit tutanak örneklerinin, 26 numaralı belirtme parseline uygulanan tapu kayıtları ile ilk tesisinden itibaren tüm tedavül kayıtlarının ve vergi kayıtlarının başka taşınmazlara revizyon görüp görmediğinin araştırılması, 26 sayılı belirtme parselinden ifrazen oluşan 89 - 102 sayılı komisyon parsellerine ait dağıtım cetvelleri ile dağıtım haritasının, oluşmuş ise tapu kayıtlarının ve krokisinde (p- 101) olarak gösterilen alana komşu kadastro tutanaklarının getirtilmesi ve dosyada tüm deliller toplandıktan sonra mahallinde keşif yapılarak dava konusu taşınmazın kayıtların kapsamında kalıp kalmadığının belirlenmesi, kayıtların kapsamında kalmadığının tespiti halinde zilyetlik araştırması yapılması ..." gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda; "... 26 numaralı belirtme parselinin belirtme tutanağında dayanak kayıt olarak bildirilen 06.10.1954 tarihli cilt:11 sayfa:58 sıra 272 -287 sıra no.lu tapu kayıtlarının taşınmaza uymadığı ve dava dışı taşınmazları kapsadığı, Hazinenin dayandığı ve tespite esas 08.11.1963 tarih 16 cilt, 5 sayfa, sıra no :219 (409) sıra numaralı tapu kaydının 101 toprak tevzi parseline uyduğu ancak tapunun oluşum tarihine kadar davalılar yararına kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle iktisap koşullarının oluştuğu ..." gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 106 ada 17, 18, 19 ve 20 parsel sayılı taşınmazların tespit maliklerinin mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ : Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.