Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5494 K.2025/4236

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/5494 📋 K. 2025/4236 📅 27.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2022/5494 E.  ,  2025/4236 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/276 E., 2022/369 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Mahkemenin verdiği önceki karar Dairemiz tarafından bozulmuş olup; bozma ilamında; "Dava konusu taşınmaz bölümünün, Karadağ köyünde maki komisyonunca yapılan çalışmalar sonucunda makiye ayrıldığı, daha sonra 7 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca 27.10.1951 tarihinde 4753 sayılı Kanuna göre tevzi edilerek 1952 tarihli ve 22 sıra numaralı kök tapunun oluşturulduğu, bilahare 1 ada 59 numaralı tevzi parseli oluşturularak 20.000 m2 yüzölçümüyle 1952 tarihli ve 102 sıra numaralı tapu kaydıyla ................. adına tapuya bağlandığı, anılan tevzi tapusuna isabet eden taşınmazın bir kısmının 163 ada 153 parsel numarasıyla, tevzi tapusuna dayalı olarak gerçek kişiler adına tespit ve tescil edildiği, bir kısmının ise yörede 1996 yılında ilan edilen ve eldeki davaya konu olan orman kadastrosunda orman sınırları içerisinde bırakıldığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, dava konusu taşınmazın tevzi tapusu kapsamında kalan ve bilirkişi raporunda (I) harfi ile gösterilen bölümünün maki komisyonunca 5653 sayılı Kanuna göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı sabit olduğundan, tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın kabulü ile çekişmeli taşınmaz bölümü hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve taşınmaz bölümünün orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak devam eden yargılama neticesinde; bozma ilâmındaki gerekçe ile davanın kabulüne, dava konusu Antalya ili ...................Mahallesi 370 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bilirkişi raporunda (I) harfi ile gösterilen bölüm hakkındaki orman kadastro komisyonu işleminin iptaline ve taşınmaz bölümünün orman sınırları dışarısına çıkarılmasına karar verilmiş olup; hüküm, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman kadastrosuna itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Orman Kanunu hükümlerine göre 1939 yılında yapılan ancak ilân edilmediği için kesinleşmeyen orman kadastrosu, daha sonra 1951 yılında 5653 sayılı Orman Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna Bazı Maddelerin Eklenmesine Dair Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen makiye ayırma işlemi, 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) uyarınca yapılıp 26.07.1996 tarihinde ilan edilerek eldeki dava sebebiyle kesinleşmeyen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması ile daha sonra 2007 yılında 4999 sayılı Kanunla değişik 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesine göre yapılan fennî hataların düzeltilmesi çalışması vardır. Arazi kadastrosu 2006-2007 yıllarında yapılmıştır.
1. Davalı Hazine ve davalı ... İdaresi vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının incelenmesinde; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince hükümde, hükme esas alınan raporun tarihin belirtilmemesi ve dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 153 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ise de, bu eksikliklerin giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin diğer temyiz itirazlarının (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle REDDİNE,
2. Davalı Hazine vekilinin ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazının (2) numaralı bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının ''1'' numaralı bendinde geçen "taşınmazda" ifadesinden sonra gelmek üzere "08.11.2017 tarihli" ifadesinin yazılmasına ve ''1'' numaralı bendinin sonuna "Dava konusu olmadığı halde tutanak aslı dosyada bulunan 163 ada 153 parsel sayılı taşınmazın tutanak aslının olağan usule göre kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine" ifadesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.