Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2023/957 K.2025/4195
8. Hukuk Dairesi 2023/957 E. , 2025/4195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/283 E., 2022/654 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı ..., ...Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1975 yılında yapılan kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, adına tescili istemiyle dava açmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazın 22.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 1.956,74 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı ... adına tesciline, aynı raporda (A-C) harfleri ile gösterilen kısımlara yönelik davanın ise reddine karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.02.2021 tarihli ve 2020/3615 Esas, 2021/794 Karar sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "hüküm tarihinden önce 30.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6360 sayılı Kanun'un gereği yasal hasım haline gelen Kahramanmaraş Büyükşehir ...'nın ve ayrıca çekişmeli taşınmazın Devlet ormanına sınır olması nedeniyle TMK’nin 713/3. maddesi uyarınca ilgili sıfatıyla Orman İdaresinin de davada taraf olması gerektiğinin göz ardı edildiği, taşınmazı komşu parselleri ile birlikte gösterir kadastro paftası, davalı taşınmaza komşu olan taşınmazların tutanakları, tapu kayıtları varsa kadastro tespitine esas alınan belgelerin getirtilmediği, dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait memleket haritaları ve dayanak hava fotoğrafları incelenmeden hüküm kurulduğu bu sebeple; öncelikle davacıya, davasını Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile Orman İdaresine de yöneltmesi için süre ve imkan tanınması, taraf teşkilinin sağlanması, bundan sonra çekişmeli taşınmazı çevresi ile birlikte gösterir kadastro paftası ve bu paftada görünen komşu taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları, dayanak belgeler, davalı olan ve hükmen tescil edilenlerin dava dosyaları ile yörede kesinleşen orman kadastrosuna ait, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası getirtilerek, daha önce keşfe katılmamış bilirkişiler ile yeniden keşif yapılması; taşınmazın orman tahdidi içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi, komşu taşınmazlara ait kayıtlar uygulanması, hava fotoğrafları üzerinde stereoskopik inceleme yapılmak sureti ile davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşulları oluşup oluşmadığı belirlenmesi" gereğine değinilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın (B1)-(B2)-(B3) kısımları yönünden davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile; 20.05.2022 tarihli fen bilirkişi rapor ve ekli krokide (B1) harfi ile gösterilen 159,23 m²'lik, (B2) harfi ile gösterilen 20,92 m²'lik ve (B3) harfi ile gösterilen 1.706,43 m²'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin raporda (A), (C1) ve (C2) harfleri ile gösterilen kısımlar yönünden açılan davanın reddine, bilirkişi raporunda (A), (C1) ve (C2) harfleri yönüyle gösterilen kısımların orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından davacı adına tescil kararı verilen kısma yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Hazine harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.