Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2024/2654 K.2025/4201

🏛️ 8. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2654 📋 K. 2025/4201 📅 27.05.2025

8. Hukuk Dairesi         2024/2654 E.  ,  2025/4201 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/92 E., 2023/139 K.
KARAR : Davanın kabulüne
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen karar hakkında yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaz bakımından bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; Hazine davasının reddine, Orman İdaresinin davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ..., asli müdahil ...................vekilleri ile davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında; .............köyü 101 ada 38, 39 ve 40, 103 ada 11, 107 ada 17, 64 ve 161, 117 ada 45, 118 ada 8, 15, 17, 18, 19, 20 ve 21, 121 ada 78, 150 ve 203 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine dava dilekçesinde; Devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan taşınmazların davalılar adına tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tescilini istemiştir.
Asli müdahil ...................07.06.2010 havale tarihli dilekçesiyle, dava konusu 107 ada 17 ve 161 nolu parsellerin tamamının ve 121 ada 203 nolu parselin 2/4 hisse ile kendisine ait olması nedeniyle, yapılan tespitin iptali ile adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Asli müdahil Orman İdaresi dilekçesinde; dava konusu yerlerin orman olduğu iddiasıyla davaya müdahalede bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 22.12.2002 tarihli, 2006/1319 Esas, 2012/9 Karar sayılı ilamı ile; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, müdahil davacı - davalı ...’ün 107 ada 17 ve 161 parsellere yönelik davasının kabulüne, 121 ada 203 parsele yönelik davasının reddine, 117 ada 45, 121 ada 150 ve 203 parsel sayılı taşınmazların orman niteliğiyle Hazine, 107 ada 17 ve 161 parsel sayılı taşınmazların katılan davalı ... adına tapuya kayıt ve tesciline, 101 ada 38, 39 ve 40, 103 ada 11, 107 ada 64, 118 ada 8, 15, 17, 18, 19, 20 ve 21, 121 ada 78 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş, hükmün davacı Hazine tarafından; kişiler adına tesciline karar verilen taşınmazlar yönünden, katılan davalı ... ile ... tarafından ise, orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlar yönünden temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 24.01.2013 tarihli, 2012/ 7532 Esas, 2013/282 Karar sayılı ilamı ile hükmün tüm parseller açısından bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamında özetle; "dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığını belirlemek açısından yeterli araştırma yapılmadığı sadece en eski tarihli memleket haritasının incelendiği taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının belirlenmesi yanızda değillerse zilyetlikle kazanma koşullarının da araştırılması" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu Mahkemenin 16.01.2015 tarihli ve 2013/72 Esas, 2015/6 Karar sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ...köyü 101 ada 38, 39 ve 40; 118 ada 8, 19 ve 121 ada 203 sayılı parsellerin tamamının, 117 ada 45; 118 ada 15, 17, 18, 20; 121 ada 78 ve 150 sayılı parsellerden 15 sayılı parselin krokide (A ve B) harfleriyle diğer parsellerin krokide (A) harfiyle gösterilen bölümlerinin orman vasfıyla Hazine adına; 107 ada 17 ve 161 sayılı parsellerin tamamının müdahil davacı-davalı ... adına; 103 ada 11, 107 ada 64 ve 118 ada 21 sayılı parselin tamamının; 117 ada 45 ve 118 ada 17 sayılı parsellerin krokide (B ve C) harfleriyle gösterilen bölümlerinin, 118 ada 15 sayılı parselin krokide (C) harfi ile gösterilen bölümü ile 118 ada 18, 20; 121 ada 78 ve 150 sayılı parsellerin ise krokide (B) harfi ile gösterilen bölümlerinin tespit gibi tescillerine karar verilmiş, davacı Hazine, müdahil davacılar Orman İdaresi ile ... ve davalı ... temyiz isteminde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.02.2016 tarihli ve 2015/5792 Esas, 2016/2461 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtayın onama kararına karşı, davacı Hazine ve müdahil davacı-davalı ... ve davalı ... vekilinin karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 19.09.2016 tarihli ve 2016/7860 Esas, 2016/7912 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu taşınmazlar için yapılan incelemenin yeteli olmadığı, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının incelenerek taşınmazların niteliklerinin belirlenmesi" gereğine değinilerek onama kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazine ve asli müdahil Orman İdaresi ve asli müdahil ...'ün davalarının kısmen kabulüne kısmen reddine, ...köyü 101 ada 38, 39 ve 40 nolu parsellerin orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, 103 ada 11 nolu parsel, 107 ada 64 nolu parsel, 117 ada 45 nolu parsel, 118 ada 8, 15, 17, 18, 19, 21 nolu parseller, 121 ada 78, 150 nolu parsellerin tespit gibi tapuya tesciline, 118 ada 20 nolu parsel ve 107 ada 17 ve 161 nolu parsellerin ..............oğlu ... adına tespit ve tapuya tesciline, 121 ada 203 nolu parselin baraj gölü suları altında kaldığı anlaşıldığından 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16/C maddesi uyarınca tespit dışı bırakılmasına karar verilmiş davacı Hazine, asli müdahil Orman İdaresi, ... ve davalılar ... ve ... temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 23.11.2021 tarihli, 2021/13013 Esas - 2021/11546 Karar sayılı ilamı ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı, asli müdahil Orman İdaresi, davalı ve asli müdahil ... ile davalılar ... ve ... karar düzeltme isteminde bulunmuşlar, Dairemizin 21.02.2023 tarihli, 2022/4562 Esas, 2023/839 Karar sayılı ilamı ile sair karar düzeltme istemlerinin reddine, Orman İdaresinin 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaza yönelik karar düzeltme talebinin kabulüne ve onama ilamının 117 ada 45 parsel açısından kaldırılarak hükmün bu parsel açısından bozulmasına karar verilmiştir
Bozma ilamında özetle; "Dava konusu 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaz kadastro sırasında davalılardan ... adına tespit edildiği, Hazine tarafından açılan davaya Orman İdaresinin de müdahil olduğu,İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 22.12.2012 tarihli ve 2006/1319 Esas, 2012/9 Karar sayılı ilk kararla, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verildiği, bu hüküm aleyhine karar verilen tespit maliki tarafından temyiz edilmediği, taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin hüküm kesinleştiği ve Orman İdaresi lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu halde taşınmazın tespit gibi tesciline şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaz için yapılan yargılama sonucunda; Hazinenin davasının reddine, Orman İdaresinin davasının kabulüne 117 ada 45 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ile davalı ... ve asli müdahil - davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde; Mahkemenin 15.12.2018 tarihli, 2016/18 Esas, 2018/37 Karar sayılı ilamının, Dairemizin 23.11.2021 tarihli, 2021/13013 Esas, 2021/11546 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onandığı, taraflarca karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu sefer Dairenin 21.02.2023 tarih ve 2022/4562 Esas, 2023/839 Karar sayılı ilamı ile 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaz açısından hükmün bozulduğu, bozma üzerine dava dosyasının yeniden temyize konu esasa kaydedildiği, tensip zaptına bozma ilamının değil düzleterek onama ilamının tarih ve sayısının yazıldığı, Mahkemece duruşma günü verilmeden tensip zaptı ile karar verildiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK'nın 373. maddesindeki usulün dayanağı tarafların Anayasal hukuki dinlenilme hakkının sağlanmasıdır.
Kararı bozulan Mahkemenin bozma sonrası yapacağı işlemler 6100 sayılı HMK'nın 373. maddesinde emredici şekilde belirtilmiştir.
Bozma kararı üzerine Mahkemece;
1-Dosya yeniden esasa kaydedilmeli,
2-Tensiben yeni duruşma günü belirlenmeli,
3-Bozma kararı dosyada mevcut gider avansı kullanılarak taraflara tebliğe çıkarılmalı,
4-Duruşmada bozma ilamı okunmalı,
5-Hazır tarafa/taraflara bozmaya karşı diyecekleri sorulmalı,
6-Bozmaya uyulup, uyulmadığına ilişkin ara kararı oluşturularak yargılamaya devam edilip, bozmaya uyulursa bozma kararı gereği yerine getirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine dosya yeniden esasa kaydedilmiş, bozma kararı dahi taraflara tebliğ edilmeden tensip zaptı ile karar verilmiş olması kanun hükmüne açıkça aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yapılacak iş 6100 Sayılı HMK'nın 373. maddesine uygun şekilde usuli eksiklikleri yerine getirmek duruşma gününü taraflara tebliğ edip hazır olan taraflara bozmaya karşı diyecekleri sorulup sonra bozma uyulup, uyulmayacağına ilişkin ara kararı oluşturarak, bozma kararına uyulmasına karar verilmesi halinde bozma gereğini yerine getirmektir.
Kabule göre de 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesi yollamasıyla somut uyuşmazlıkta temyiz kanun yoluna dair 1086 Sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (1086 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanması gerektiğinden söz konusu kanun incelendiğinde usuli müktesep hakka ilişkin açık bir hükmün bulunmasa da usuli müktesap hak ilkesi, davaların uzamasını önlemek hukuki alanda istikrar sağlamak ve yargı kararlarına karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ilkelerinden biri haline gelmiştir. Bu ilke, özlü bir biçimde 09.05.1960 tarih ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Umumi Heyeti Kararı ile açıklanmış olup iş bu kararda da belirtildiği gibi, bozmaya uyulmakla bir taraf yararına "usulî müktesep hak" doğar. Artık bozmanın kapsamına girmeyen hususlarda yeni bir karar verilemez. Ancak usulî müktesep hak müessesesinin, özellikle kamu düzeni düşüncesi ile kabul edilmiş bazı istisnaları mevcuttur. Usul hukukunda Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş olan usuli müktesep hak ilkesine, yine Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiş istisnalar bulunduğu, bu istisnalardan birisi de maddi hata sonucu verilmiş Yargıtay kararıdır. Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar, 09.05.1960 tarih ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usuli müktesep hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; her ne kadar Dairenin 21.02.2023 tarih ve 2022/4562 Esas, 2023/839 Karar sayılı ilamı ile, 117 ada 45 parsel sayılı taşınmaz için Mahkemece verilen 22.12.2012 tarihli ve 2006/1319 Esas, 2012/9 Karar sayılı ilamla taşınmazın orman vasfı ile tesciline karar verildiği, bu hükmün tespit malikleri tarafından temyiz edilmediği ve bu parsel açısından kurulan hükmün kesinleştiği yazılmış ise de; söz konusu Mahkeme hükmünü temyiz edenler arasında tespit maliki ...'ün de bulunduğu, bu durumda bu parsel açısından bir kesinleşmenin söz konusu olmadığı buna rağmen Yargıtay bozma ilamında maddi hata yapıldığı ve bu durumun da tarafların lehine veya aleyhine usuli kazanılmış hak doğurmayacağı kabul edilmeli ve dosyadaki deliller değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,
Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.